<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461</id><updated>2012-03-25T02:20:49.590-07:00</updated><category term='Kedi-irklari'/><category term='Egzotik-hayvan-irklari'/><category term='Balik-irklari'/><category term='Kopek-irklari'/><category term='BaliklarHakkinda'/><category term='KedilerHakkinda'/><category term='urunlerimiz'/><category term='Kurumsal'/><category term='KopeklerHakkinda'/><category term='Kus-irklari'/><title type='text'>Elit Pet Shop</title><subtitle type='html'>Evcil hayvan satışı - Pet Shop</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://www.elitpetshop.net/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default?start-index=26&amp;max-results=25'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>380</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-4593865390806916744</id><published>2010-10-02T10:07:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T01:03:33.105-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kopek-irklari'/><title type='text'>German Shepherd Dog</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S93bxDmgOaI/AAAAAAAAA3Q/hWO3L_pqUXA/s1600/it.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 260px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5466767158524524962" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S93bxDmgOaI/AAAAAAAAA3Q/hWO3L_pqUXA/s400/it.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Alman Çoban Köpeği, Alsatian diye de tanınır. Gösterişli, dengeli ve çok güçlü bir köpektir. Pas rengi ve kahve rengi ile siyah ya da tamamen siyah olabilir. Burun her zaman siyahtır. Hafif fakat güçlü bir kemik yapısıyla sağlam, adeleli ve hafif dikdörtgen bir vücut yapısı vardır. Başı vücudu ile orantılı olmalıdır. Hafif konveks bir alnı vardır. Güçlü makas ısırışı ile kapanan dişleri, vücutla birleşen yeri geniş ve uca doğru sivrileşen dik ve öne bakan kulakları vardır (Altı aydan küçük yavrularda hafif öne kıvrık olabilir) Gözler badem şeklinde, koyu renkli ve zeki ifadelidir. Tüylü kuyruğu neredeyse yere kadar iner. Ön bacaklar ve omuzlar adeleli, baldırlar güçlü ve sağlamdır. Yuvarlak ayakları sert tabanlıdır. Uzun veya kısa tüylü olabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karakteri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğunlukla iş köpeği olarak kullanılan Alman çoban köpeği korkusuz, dikkatli ve zekidir. Cesur, neşeli, itaatkar ve öğrenmeye heveslidir. İnanılmaz sadakati ve cesareti ile tanınır. Kendinden emin bir sukünete sahiptir; ancak asla düşmanca değildir. Çok yüksek öğrenme kapasitesi vardır. Alman Çoban köpekleri aileleri ile birlikte olmaktan büyük keyif alırlar; ancak yabancılara karşı mesafelidirler. Bu ırk ailesiyle olmaya gereksinim duyar ve uzun süre yanlız bırakılmak istemez. Sadece gerektiğinde havlar. Alman çoban köpeklerinin oldukça gelişmiş koruma güdüleri vardır, bu nedenle aşırı korumacı olmaması için dikkatle ve özenle diğer insan ve hayvanlarla genç yaşta sosyalleştirilmelidir. İnsana karşı sergilenen saldırganlık dikkatsiz üretim ve eğitim nedeniyledir. Dikkatli üretilmiş ve eğitilmiş dengeli bir köpek diğer ev hayvanları, çocuklarla ve ailesiyle güvenilirdir. Erken yaşta itaat eğitimine başlanmalıdır. Alman çoban köpeğini doğru üreticiden almak çok önemlidir. Bazıları çekingen ve huysuzdur. Bu karakterdeki köpeklerin korku nedenli ısırmaya eğilimi vardır. Yavrunun ailesini iyi incelemek gerekir. Cezaya dayalı bir eğitim bu köpeklerde başarıya ulaşmaz. Irk o kadar zeki ve eğitilebilirliği öylesine yüksektir ki çoban köpekliği, koruma köpeği, polis ve asker köpeği, körler için rehber köpek, arama ve kurtarma köpekliğinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Alman çoban köpeği popüler bir aile ve show köpeğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam Ortamı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alman çoban köpeği yeterli egzersiz imkanı sağlanırsa apartmanda da yaşayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egzersiz İhtiyacı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alman çoban köpeği eğitim egzersizleri ile birleştirilmiş yoğun aktiviteden hoşlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ırk, az da olsa sürekli tüy döker ve mevsimsel tüy dökümü oldukça yoğun olabilir. Eve dökülen tüyler problemse günlük fırçalama tavsiye edilir. Deri yağ dengesini bozmamak için yılda en fazla bir iki kez yıkanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kökeni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Wurtemberg, Thurginia ve Bavaria'dan uzun tüylü, kısa tüylü ve tel tüylü yöresel çoban köpeklerini toplayan Max von Stephanitz ve diğer üreticiler eğitilebilirliği yüksek, itaatkar ve güzel Alman çoban köpeğini yarattılar. Nisan 1899'da Max von Stephanitz, Horan adındaki bir köpeği ilk Alman çoban köpeği olarak kayıt etti. 1915'e kadar hem uzun tüylü hem de tel tüylü tipi yarışmalara sokuluyordu. Bu gün çoğu ülkede sadece kısa tüylü olanları yarışma amaçlı sergilenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyut ve Ağırlık&lt;br /&gt;Irk boyutu Dev&lt;br /&gt;Yükseklik Erkekde 60 - 65 cm&lt;br /&gt;Yükseklik Dişide 55 - 60 cm&lt;br /&gt;Kilo Erkekde 35 - 40 Kg&lt;br /&gt;Kilo Dişide 35 - 40 Kg&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüy Özellikleri&lt;br /&gt;Tüy Uzunluğu Orta uzunlukta&lt;br /&gt;Tüy Yapısı Çift tabakalı, Düz, Sert, Tel tel, Yünlü.&lt;br /&gt;Fırçalanma İhtiyacı Her gün fırçalamak gerekir&lt;br /&gt;Traş ve Banyo Traş ihtiyacı yoktur. Yılda 1 - 2 kere yıkanmalıdır.&lt;br /&gt;Tüy Dökümü Çok tüy döker&lt;br /&gt;Taşıdığı Renkler Pas rengi, Kahverengi, Siyah kombinasyonu, Siyah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irk Özellikleri&lt;br /&gt;Kişilik Dominant, Uysal, Cesur, Dikkatli, Zeki, İtaatkar, Yalnız kalmayı sevmez.&lt;br /&gt;Kötü Huyları Bazıları çekingen ve huysuzdur. Bu karakterde olanlar da korku nedenli ısırmaya eğilimi vardır.&lt;br /&gt;Yetenekli Olduğu Görevler Arama, Asker, Bekçi, Çoban, Kurtarma, Polis.&lt;br /&gt;Yaşadığı iklim Soğuk İklim&lt;br /&gt;En uygun yaşam alanı Bahçeli Ev&lt;br /&gt;Yatkın Olduğu Hastalıklar Kalça displazisi, Kan rahatsızlıkları, Sindirim problemleri, Epilepsi, Kronik egzema, Keratitis, Cücelik, Pire allerjisi.&lt;br /&gt;Yaşam Süresi 13 Yıl&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğerleri&lt;br /&gt;Irk grubu Çoban&lt;br /&gt;Diğer İsimleri Deutscher Shaferhund, Alsatian&lt;br /&gt;Bağlı Olduğu klüp AKC, ANKC, CKC, FCI (Group 1), KC (GB), UKC&lt;br /&gt;Kökeni Almanya&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-4593865390806916744?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/4593865390806916744'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/4593865390806916744'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/german-shepherd-dog.html' title='German Shepherd Dog'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S93bxDmgOaI/AAAAAAAAA3Q/hWO3L_pqUXA/s72-c/it.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-4971300138816595633</id><published>2010-10-02T09:30:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T01:03:58.532-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kopek-irklari'/><title type='text'>Shetland Sheepdog</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S93vcO4aeZI/AAAAAAAAA-Y/3QEt9klPa5Q/s1600/it.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5466788791007738258" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S93vcO4aeZI/AAAAAAAAA-Y/3QEt9klPa5Q/s400/it.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Uzun ve uca doğru sivrileşen başıyla Shetland Çoban Köpeği güçlü, çevik, hafif ve güzel bir köpektir. Yumuşak bir alt kürkle tüyleri uzundur. Bazıları uzun tüylü Collie'nin mükemmel bir minyatür kopyası olduğunu düşünmektedir. Burun kısmının üstü kafatasının üstü ile paralledir. Gösterişli uzun çifte kürkü, özellikle de boynundaki yelesiyle ona aslanvari bir görünüm verir. Blue merle, kahve rengi ve siyahın tonlarında olabilir. Dış kürk sık ve yünsü bir iç kürkü çevreler. Bacaklar ve kuyruğu uzun, yüz ve ayaklar ise kısa tüylüdür. Kuyruk topuklara kadar uzanır. Badem şekilli gözler blue merle köpeklerde mavi olması dışında genellike koyu renklidir. Köpeğin zeki, sorgulayan ve meraklı bir ifadesi vardır. Burun siyahtır. Dişler makas ısırışı ile kapanır. Kulaklar küçük, esnek ve uçları kıvrıktır. Sheltie çevik bir köpek olarak iyi bir zıplayıcıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karakteri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Shetland çoban köpeği mükemmel karakteri ile harika bir ev köpeğidir. Nazik, duyarlı, sadık ve gösterişlidir. Oldukça hayat dolu ve eğitilebilirliği yüksektir. Shetland çoban köpeği itaat etmeye eğilimli en zeki köpeklerden biridir. Bu köpekler o kadar zekidir ki çoğu Sheltie sahibi, onlarda insan zekası olduğuna inanır. Ailesine ve çocuklara karşı sevgi dolu olsa da yabancılara karşı mesafelidir. Sheltie'ler yabancılara kendilerini sevdirmemekle ve onun yerine rahatsız edici bir havlamayla tepki vermeleri ile tanınır. Yavruyken çok iyi sosyalleştirilmelidir. Bu köpek insanlara bayılır ve onlarla iken ev içinde eğitilmelidir. Meşgul edilmekten keyif alır. Sheltie hem büyük sığır hem de küçük baş hayvan güdümünde oldukça başarılıdır. Güzellikleri ve iyi huyları nedeniyle artık popüler birer aile köpeğidirler. Fazla havlama eğilimindedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam Ortamı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sheltie yeterli egzersiz sağlandığında apartmanda da mutlu olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egzersiz İhtiyacı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aktif ve zarif köpekler bol egzersize gereksinim duyar. Güvenli bir alanda sertbest koşu idealdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüy bakımı sanılandan daha kolaydır, ancak düzenli tarama şarttır. Bu ırk mevsimsel olarak bol tüy döker. Sheltieler kendi temizlikleri konusunda çok hassastırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kökeni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Shetland Çoban Köpeği muhtemelen İskoçya'nın Shetland Adalarına getirilen İskoç uzun tüylü Collie'sinden üretilmiş ve balıkçıların teknelerinde gezdirdikleri küçük bir ada köpeği olan İzlandalı Yakkin ile melezlenmiştir. 1700'e gelindiğinde ırk, tamamen oturmuştur. Yüzyıllar boyunca bu küçük köpekler İskoçya açıklarındaki her nasılsa hayvanların küçük fiziğe sahip olduğu adalarda Shetland koyun sürülerini güdüp korumuşlardır. Irkın korunması ve tekrar canlanması Sheltie'lerin İskoçya ve İngiltere'ye götürülmesi ile 20. yüzyılda başlamıştır. Bu küçük çobanlar yine kendileri gibi küçük çiftlik hayvanlarının güdülmesinde oldukça kibar ve dikkatlidirler. Shetland Çoban köpekleri itaat yarışmalarındaki en başarılı ırklardan biridir. Shetland çoban köpeği İngiltere'de 1901'da Amerika'da ise 1911'de tanınmıştır. Bu ırk dünyanın en popüler aile köpeklerinden biridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyut ve Ağırlık&lt;br /&gt;Irk boyutu Küçük&lt;br /&gt;Yükseklik Erkekde 33 - 38 cm&lt;br /&gt;Yükseklik Dişide 30 - 36 cm&lt;br /&gt;Kilo Erkekde 6 - 8 Kg&lt;br /&gt;Kilo Dişide 5 - 7 Kg&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüy Özellikleri&lt;br /&gt;Tüy Uzunluğu Uzun tüylü&lt;br /&gt;Tüy Yapısı Çift tabakalı, Düz, Kaba yapılı, Alt tabaka yumuşak.&lt;br /&gt;Fırçalanma İhtiyacı Haftada bir kaç kez fırçalamak gerekir&lt;br /&gt;Traş ve Banyo Traş ihtiyacı yoktur. Gerektiğinde yıkanabilir, Kuru şampuan uygulanabilir.&lt;br /&gt;Tüy Dökümü Çok tüy döker&lt;br /&gt;Taşıdığı Renkler Mavi merle, Kahverengi, Siyah, Beyaz, Ten rengi tonlarında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irk Özellikleri&lt;br /&gt;Kişilik Uysal, Nazik, Duyarlı, Sadık, Zeki.&lt;br /&gt;Kötü Huyları Havlamayı sever.&lt;br /&gt;Yetenekli Olduğu Görevler Bekçi, Çoban, Sürü köpeği&lt;br /&gt;Yaşadığı iklim Ilıman İklim&lt;br /&gt;En uygun yaşam alanı Bahçeli Ev&lt;br /&gt;Yatkın Olduğu Hastalıklar Kalıtsal göz hastalıkları, Progressive Retinal Atrofi, Hipothyroidizm, Diz kapağı çıkığı, Legg-Perthes.&lt;br /&gt;Yaşam Süresi 12 - 15 Yıl&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğerleri&lt;br /&gt;Irk grubu Çoban&lt;br /&gt;Diğer İsimleri Sheltie&lt;br /&gt;Bağlı Olduğu klüp AKC, ANKC, CKC, FCI (Group 1), KC(GB), UKC&lt;br /&gt;Kökeni İngiltere&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-4971300138816595633?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/4971300138816595633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/4971300138816595633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/shetland-sheepdog.html' title='Shetland Sheepdog'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S93vcO4aeZI/AAAAAAAAA-Y/3QEt9klPa5Q/s72-c/it.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-4144232735719330181</id><published>2010-10-02T08:10:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T01:04:18.534-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kopek-irklari'/><title type='text'>Golden Retriever</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S93cpOapddI/AAAAAAAAA3g/p-cSOWmd6u0/s1600/it.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 287px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5466768123500262866" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S93cpOapddI/AAAAAAAAA3g/p-cSOWmd6u0/s400/it.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Golden Retriever, kremden altın rengine kadar değişebilen kürküyle güzel ve sağlam yapılı bir köpektir. Dış tüyler su geçirmez, iç tüyler ise sıktır. Kafa, uca doğru incelen, ama yine de geniş ve güçlü görünen ağız kısmı ile iridir. Dişleri makas ısırışı ile kapanır ve belirgin bir alın çıkıntısı vardır. Burun siyahtır. Gözler koyu renk, göz kenarları ile kahverengidir. Kulaklar orta büyüklükte ve düşüktür. Boyun ve baldırlar adaleli, göğüs geniştir. Kuyruk uzun ve düzdür ve genellikle kıvrık tutulmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karakteri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Goldenlar sevgi dolu, uslu ve zeki köpeklerdir. Kolaylıkla eğitilirler ve çocuklarla iken güvenilir ve naziktirler. Sadık, kendine güvenen, tatlı ve sahibini memnun etmeye hevesli bir ırktır. Aktif, güvenilir ve mükemmel bir aile köpeğidir. Golden Retriever itaat etmeye hazır yapısı nedeniyle itaat eğitimi onlarla çok keyifli geçer. Diğer hayvanlar dahil herkesle dost canlısı olduğundan ondan koruma görevi beklenmemelidir. Saldırganlık göstermemelerine rağmen Golden'lar gelen yabancıya havlayarak haber vererek iyi bekçilik edebilirler. İtaat yarışmalarında büyük başarı kazanmıştır. İnsandan izole edildiğinde ya da uzun süre sevdiklerinden uzak tutulduğunda yaramazlık yapmaya başlar. Çok hareketli ve ilgi isteyen köpeklerdir. İz sürme, vurulan avı geri getirme, narkotik köpeği, itaat yarışmaları yeteneklerininden sadece bir kaçıdır. Bu köpekler yüzmeye bayılırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam Ortamı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ırk yeterli egzersiz sağlandığında apartmanda yaşayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egzersiz İhtiyacı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Golden Retriever günlük egzersize ihtiyaç duyar. Çoğunlukla top ya da sopa getir oyunu oynayacağından egzersizi nispeten kolaydır. Kolay kilo aldığından diyetine dikkat edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu düz ve çifte tüylü ırkın tüy bakımı kolaydır. Alt tüylere de dikkat ederek günlük tarama genel bakımı sağlayacaktır. Mevsim değişimlerinde orta derecede tüy döker.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kökeni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Golden Retriever ilk defa muhtemelen sarı düz tüylü Retriver, kısa tüylü Tweed Su Spanieli, diğer spanieller ve hatta Newfoundland çaprazlanarak İngiliz Adalarında üretilmiştir. Aslında ırk showlara başlarda "Altın Düz Tüylü" (Golden Flat-Coated) adıyla çıkarılıyordu. Golden dünyanın en popüler aile köpeklerinden biridir. Dünya üzerindeki en iyi itaat yarışmaları birincilerinin çoğu Golden Retrieverlardır. Golden, karada ve suda iyi bir kuş avcısıdır. Mükemmel burnu sadece avını değil narkotik departmanı için uyuşturucu bulunmasında da kullanılır. İnsanı memnun etmeye eğilimi ve öğrenmeye açıklığı, bu ırka hastalar için terapi ve körler için rehber köpeklikte de büyük başarı kazandırmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyut ve Ağırlık&lt;br /&gt;Irk boyutu Büyük&lt;br /&gt;Yükseklik Erkekde 56 - 61 cm&lt;br /&gt;Yükseklik Dişide 51 - 56 cm&lt;br /&gt;Kilo Erkekde 27 - 36 Kg&lt;br /&gt;Kilo Dişide 25 - 32 Kg&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüy Özellikleri&lt;br /&gt;Tüy Uzunluğu Uzun tüylü&lt;br /&gt;Tüy Yapısı Çift tabakalı, Sık, Hafif Dalgalı, Yumuşak, Su geçirmez.&lt;br /&gt;Fırçalanma İhtiyacı Haftada bir kaç kez fırçalamak gerekir&lt;br /&gt;Traş ve Banyo Traş ihtiyacı yoktur. Gerektiğinde yıkanabilir.&lt;br /&gt;Tüy Dökümü Orta derecede tüy döker&lt;br /&gt;Taşıdığı Renkler Krem, Altın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irk Özellikleri&lt;br /&gt;Kişilik Uysal, Sevgi dolu, Zeki, Güvenilir, Nazik, Sadık, Kendine güvenen, Sahibini memnun etmeye hevesli, Aktif, Yüzmeyi sever.&lt;br /&gt;Kötü Huyları -&lt;br /&gt;Yetenekli Olduğu Görevler Bekçi, İz sürücü, Polis.&lt;br /&gt;Yaşadığı iklim Ilıman İklim&lt;br /&gt;En uygun yaşam alanı Orta Boyutlu Ev&lt;br /&gt;Yatkın Olduğu Hastalıklar Kalça displazisi, Kongenital kalp hastalıkları, Kongenital göz hastalıkları, Deri alerjileri.&lt;br /&gt;Yaşam Süresi 10 - 12 Yıl&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğerleri&lt;br /&gt;Irk grubu Sportif&lt;br /&gt;Diğer İsimleri Yellow Retriever, Russian Retriever&lt;br /&gt;Bağlı Olduğu klüp AKC, ANKC, CKC, FCI (Group 8), KC (GB), UKC&lt;br /&gt;Kökeni İngiltere&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-4144232735719330181?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/4144232735719330181'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/4144232735719330181'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/golden-retriever.html' title='Golden Retriever'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S93cpOapddI/AAAAAAAAA3g/p-cSOWmd6u0/s72-c/it.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-1921884738884670263</id><published>2010-10-02T08:00:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T01:06:25.195-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kopek-irklari'/><title type='text'>Bichon Yorkie</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S92vtRQj4NI/AAAAAAAAAyI/gdyNUynko8c/s1600/YoChonBichonYorkieEmma5Pounds4.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 300px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5466718714959487186" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S92vtRQj4NI/AAAAAAAAAyI/gdyNUynko8c/s400/YoChonBichonYorkieEmma5Pounds4.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bichon Yorkie sık bir alt kürk ile yumuşak ve sık bir üst kürkten oluşan tüylere sahiptir. Pas rengi, siyah ve pas rengi, kızıl beyaz, kaplan desenli + beyaz olabilir. Yüzü Yorkshire Terrier gibi uzun değildir. Canlı gözler uzun tüylerle kaplıdır. Kulaklar üstten konumlu ve sık tüylerle örtülüdür. Bacakları Bichon'dan daha uzundur. Bichon Yorkie'nin, çocuklarla arası iyidir ve diğer köpeklerle de iyi anlaşır. Eğitimleri oldukça kolaydır. Bu ırk Yorkshire Terrier'in kararlılığı ve bichon'un yumuşak kürküne sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karakteri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bichon_Yorkie'nin, çocuklarla arası iyidir ve diğer köpeklerle de iyi anlaşır. Eğitimleri oldukça kolaydır. Bu ırk Yorkshire Terrier'in kararlılığı ve Bichon'un yumuşak kürküne sahiptir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam Ortamı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bichon_Yorkie, apartman yaşamı için uygun bir ırktır. Ev içinde fazla hareketli değildir ve bahçesiz bir evde de yapabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egzersiz İhtiyacı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aktif küçük köpekler ev içindeki oyun sırasında egzersiz ihtiyaçlarının büyük bir kısmını karşılasalar da düzenli yürüyüşe ihtiyaçları vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ırk bol tüy bakımına gereksinim duyar. Fazla tüy dökmezler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kökeni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bichon_Yorkie, Bichon_Frise ile Yorkshire Terrierin plansız çiftleşmesinden ortaya çıkmıştır. Yavrular o kadar şirin olmuşlardır ki hemen uluslararası çiftleştirme devam etmiştir. Şimdiye kadar resmi bir standart yazılmamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyut ve Ağırlık&lt;br /&gt;Irk boyutu Oyuncak&lt;br /&gt;Yükseklik Erkekde 23 - 31 cm&lt;br /&gt;Yükseklik Dişide 23 - 31 cm&lt;br /&gt;Kilo Erkekde 3 - 6 Kg&lt;br /&gt;Kilo Dişide 3 - 6 Kg&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüy Özellikleri&lt;br /&gt;Tüy Uzunluğu Uzun tüylü&lt;br /&gt;Tüy Yapısı Çift katlı, Alt tabaka Sık, Dış tabakası yumuşak ve Sık.&lt;br /&gt;Fırçalanma İhtiyacı Her gün fırçalamak gerekir&lt;br /&gt;Traş ve Banyo Ayda bir profesyonel traş ve banyo ihtiyacı vardır.&lt;br /&gt;Tüy Dökümü Az tüy döker&lt;br /&gt;Taşıdığı Renkler Pas rengi, Siyah - Pas rengi, Kızıl - Beyaz, Kaplan desenli - Beyaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irk Özellikleri&lt;br /&gt;Kişilik Uysal, Enerjik, Zeki, Kararlı.&lt;br /&gt;Kötü Huyları -&lt;br /&gt;Yetenekli Olduğu Görevler Şov&lt;br /&gt;Yaşadığı iklim Ilıman İklim&lt;br /&gt;En uygun yaşam alanı Küçük Boyutlu Ev&lt;br /&gt;Yatkın Olduğu Hastalıklar -&lt;br /&gt;Yaşam Süresi 13 - 15 Yıl&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğerleri&lt;br /&gt;Irk grubu -&lt;br /&gt;Diğer İsimleri -&lt;br /&gt;Bağlı Olduğu klüp Klüplerce tanımlanmamıştır.&lt;br /&gt;Kökeni İngiltere&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-1921884738884670263?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/1921884738884670263'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/1921884738884670263'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/bichon-yorkie.html' title='Bichon Yorkie'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S92vtRQj4NI/AAAAAAAAAyI/gdyNUynko8c/s72-c/YoChonBichonYorkieEmma5Pounds4.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-2645842848701573047</id><published>2010-09-02T14:00:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T01:09:22.774-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kedi-irklari'/><title type='text'>Van</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S952Gca0FyI/AAAAAAAABJw/KE2Kj6UMpos/s1600/b-394033-van_kedisi_6.gif"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 331px; DISPLAY: block; HEIGHT: 400px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5466936850754311970" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S952Gca0FyI/AAAAAAAABJw/KE2Kj6UMpos/s400/b-394033-van_kedisi_6.gif" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Uzun olmayan orta büyüklükte bir başı olan Van kedilerinin yüzü üçgen şeklinde ve çevresi belirlenmiştir. Elmacık kemikleri de çıkıktır. Boynu güçlü ama kısadır. Gözler hafif şekilde basık badem şeklinde ve eğik olarak yüze yerleşmiştir. Göz bebekleri yuvarlak ve belirgindir. Van kedisini çekici kılan özelliklerden birisi de onun gözlerinin rengidir. Her iki gözü mavi, her iki gözü (kehribar sarı renk ve tonları) olabileceği gibi bir gözü mavi diğer gözü kehribar renkte de olabilir. Kulakları büyük ve geniş, dibe doğru bir yuvarlaklık söz konusudur. Burun ucu, patiler ve kulak içleri pembe renktedir. Van kedilerinde sağırlığın yaygın olduğu kanaati varsa da her iki gözü farklı renkteki kediler de ve mavi gözlülerde ancak % 2-3 civarında sağırlık vardır. Vücudu uzun, kaslı ve iri kemiklidir. Arka patileri öndekilerden daha uzundur. Bacaklar kaslıdır ve birbirlerinden iyice ayrılabilir. Parmakları da o derece sıktır. Tüyleri uzun ve diplere doğru ipeksi bir yapıdadır. Kuyruğu tilki kuyruğu gibi uzun ve tüylüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karakteri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeki, canlı ve insana bağlı bir yapısı vardır. Kendilerini temizlemede büyük bir titizlik gösterirler. Van kedisi iyi bir avcı olmanın yanısıra kendi isteğiyle suda yüzmeyi ve suyla oynamayı seven tek kedi türüdür. İyi bir arkadaş ve oyuncu olmakla beraber kucağa alınmaktan hoşlanmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renkleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gövde de beyaz renk olan tüyler özellikle kuyruk ve baş bölgesindeki sarı lekeleri ile Van kedisinin karekteristik rengini oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüy Bakımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Van kedisinin tüyleri Ankara kedisine oranla daha kısadır. Günlük olarak yapılan fırçalamalar yeterlidir. Yazın diğer kediler gibi tüy değişimi yaşar ve o dönemde tüyleri azalır. Tüyler kışın yeniden eski rengini ve şeklini alır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kökeni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiyede üretilen ve saf Türk kedisi olan bu ırkın anavatanı ve kökeni Van yöresidir. Van kedisi korkmadan suya girip yüzen tek kedi ırkıdır ve 1969 yılında saf kan kedi ırkı olarak kabul edilmiştir. Dünya üzerindeki kedi cinsleri arasında en doğal olan türlerden biri olarak tanınmaktadır. İlk kez bir ingiliz çift tarafından ingiltereye götürülmüş ve çoğaltılmış daha sonrada Avrupa'ya yayılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut Özellikleri&lt;br /&gt;Boyut Büyük boy&lt;br /&gt;Kafa Biçimi Uzun olmayan takoz gibi üçgen&lt;br /&gt;Kulak Biçimi Büyük ve geniş&lt;br /&gt;Göz rengi Her iki gözü mavi veya gözü kehribar olabileceği gibi bir gözü mavi diğer gözü kehribar renkte de olabilir&lt;br /&gt;Kuyruk uzunluğu Uzun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüy Özellikleri&lt;br /&gt;Tüy Boyu Uzun tüylü&lt;br /&gt;Tüy yapısı Tüyler iki tabakalı, yumuşak tüylü, alt tüyler ipeksi&lt;br /&gt;Tüy Bakımı Ara sıra tüy bakımı gerekir&lt;br /&gt;Taşıdığı Renkler Gövde beyaz, kuyruk ve baş bölgesinde Sarı lekeli&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irk Özellikleri&lt;br /&gt;Yaşam alanı İçeride / Dışarıda&lt;br /&gt;Yaşam süresi 9 - 15 Yıl&lt;br /&gt;Yatkın olduğu hastalıklar Sağırlık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğerleri&lt;br /&gt;Diğer İsimleri Turkish Shorthair, Anadolu Kedisi, Swimming Cat&lt;br /&gt;Köken Türkiye&lt;br /&gt;Bağlı Olduğu klüp CFA &amp;amp; TICA&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-2645842848701573047?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/2645842848701573047'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/2645842848701573047'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/van.html' title='Van'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S952Gca0FyI/AAAAAAAABJw/KE2Kj6UMpos/s72-c/b-394033-van_kedisi_6.gif' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-6948141610414017999</id><published>2010-09-02T13:00:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T01:10:25.654-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kedi-irklari'/><title type='text'>Kashmir</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S94JU2oM3UI/AAAAAAAABFg/EUUDLyW4Ozc/s1600/kedi.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5466817251540524354" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S94JU2oM3UI/AAAAAAAABFg/EUUDLyW4Ozc/s400/kedi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yüzü oldukça geniş ve yuvarlaktır. Burnu ise belirgin bir şekilde yuvarlaktır. Ağızı burna doğru çekik ve yuvarlaktır. Gözleri yuvarlağı andırmakla birlikte tam yuvarlak değildir. Kulaklar ise küçük ve hafifçe öne doğru eğimlidir. Ayaklarında ve baş kısmında uzun ve sık tüyleri vardır. Vücudundaki yoğun tüyler kabarık görünümdedir. Patileri küçük ve parmakları birbirine yakındır. Kulak içlerinde ve pati altlarındaki tüyler fırçayı andıran bir yapıdadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karakteri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son derece güvenli, neşeli hayvanlardır. Aile ve dostluğa önem verirler. Zeki hayvanlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renkleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde mühür, lila, çikolata, krem renklerinde olabilecği gibi gri, beyaz gibi tek renklerde de olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüy Bakımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun tüyler günlük bakım gerektirir. Çok fazla sindirilmemiş tüyler, bağırsak problemlerine neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kökeni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taxonomistlerin araştırmaları sırasında tesadüfen ortaya çıkmıştır. Kashmir; Persian ve Himalayana benzer özellikler taşır ancak renkleri farklı bir ırk olarak ortaya çıkmıştır. Daha önce renkli noktalı Himalayan ve daha uzun tüylü Persian olabileceği bilinmiyordu. Bu tesadüfen bulunan yeni ırk oldukça popüler oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut Özellikleri&lt;br /&gt;Boyut Orta boy&lt;br /&gt;Kafa Biçimi Yuvarlak, kısa, geniş&lt;br /&gt;Kulak Biçimi Küçük&lt;br /&gt;Göz rengi -&lt;br /&gt;Kuyruk uzunluğu Orta&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüy Özellikleri&lt;br /&gt;Tüy Boyu Uzun tüylü&lt;br /&gt;Tüy yapısı Kalın, pamuksu&lt;br /&gt;Tüy Bakımı Çok sık tüy bakımı gerekir&lt;br /&gt;Taşıdığı Renkler Lila, çikolata, Krem renklerinde olabileceği gibi Gri, Beyaz gibi tek renklerde de olabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irk Özellikleri&lt;br /&gt;Yaşam alanı İçeride&lt;br /&gt;Yaşam süresi 15 Yıl&lt;br /&gt;Yatkın olduğu hastalıklar Tüy yumaklarının neden olduğu bağırsak problemlerİ, Göz problemleri, Solunum problemleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğerleri&lt;br /&gt;Diğer İsimleri -&lt;br /&gt;Köken İran&lt;br /&gt;Bağlı Olduğu klüp Canadian Cat Association (CCA) ve Cat Fanciers Federation (CFF)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-6948141610414017999?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/6948141610414017999'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/6948141610414017999'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/kashmir.html' title='Kashmir'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S94JU2oM3UI/AAAAAAAABFg/EUUDLyW4Ozc/s72-c/kedi.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-4876542767271069143</id><published>2010-09-02T12:00:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T01:10:57.816-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kedi-irklari'/><title type='text'>Ankara Kedisi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S93-gs2rRrI/AAAAAAAABBw/8_7ULmLAvDo/s1600/kedi.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 292px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5466805360447407794" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S93-gs2rRrI/AAAAAAAABBw/8_7ULmLAvDo/s400/kedi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Keskin hatlarla belirlenmiş orta büyüklükte bir kafaya sahip olan Ankara kedilerinde burun oldukça uzun ve üçgenimsi bir yapıdadır. Kulaklar uzun sayılabilecek bir büyüklükte dik ve birbirine yakın olarak başın üst tarafına doğru yerleşmiştir. Kulak uçları dik ve tüylüdür. Gözler iri ve yuvarlak yapıda göz bebekleri ise dikey bir badem şeklindedir. Çoğunlukla mavi göz rengi ile karşılaşılmakla birlikte kehribar sarı, yeşil-sarı tonları ve sarı-mavi göz gibi iki farklı renkte olabilir. Uzun ve adeleli bir vücuda sahip olan Ankara kedileri duruş ve hareketlerinde oldukça zarif bir yapıdadır. Tüyler tek tabakadan oluşan bol uzun ipeksi ve beyaz yapıdadır. Alt tüyler denilen ikinci bir tabaka yoktur. Kuyruk bol tüylü, kabarık ve uzundur. Yürürken kuyruğunu sırtına doğru yatay olarak kıvrık tutan Ankara kedileri bu özellikleri ile spesifik bir görünüm ve tek olma özelliği kazanmıştır. Ankara kedilerinin kalıtsal olan en karekteristik özelliği sağırlıktır fakat bazı Ankara kedilerinde gözlenmeyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karakteri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam anlamı ile sahibine tapan ve onu her yerde takip eden Ankara kedisi enerjik, oyuncu, zeki ve meraklı bir kedidir. Evine oldukça düşkün olan Ankara kedileri insanlar ile ilişkilerinde oldukça yakın ve uyumludur. Meraklı ve araştırmacı yapısı ona oyuncu özelliğide katmıştır. Bunun yanında kararlı bir yapısı olması da meraklı kimliğinin bir sonucu olarak görülebilir. Eğer aklına bir şey koyduysa mutlaka yapacaktır. Kendine özgü eğlence anlayışı ve gösteri merakı nedeniyle onu evde mobilyalar üzerinde gezinirken, hayali avını yakalarken veya yumaklar ile oynarken görmek ve onunla hiç sıkılmadan eğlenceli dakikalar geçirmek mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renkleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara kedisinin tüy rengi uzun yıllar tartışma konusu olmuştur. Çünkü melezlemeler nedeniyle farklı renklerde, bol tüylü Ankara kedileri yetiştirilmiştir. Ancak ırk özelliği olarak beyaz renk kabul görmüş ve literatürlere saflığının belirtisi olarak geçmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüy Bakımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun ve ipeksi tüyleri sık tarama gereksinimini doğurmaktadır. Düzenli olarak taranması gerekir. Aksi halde açılması güç kıtık problemi yaşanabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kökeni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun tüylü kedilerin atası olarak kabul edilen ve Avrupada Angora olarak tanınan Ankara kedisi çoğu zaman İran kedileri ile karıştırılmış ve Amerikada İran kedisi olarak tanınmıştır. Türkiyede üretilen ve saf Türk kedisi olan bu ırkın anavatanı ve kökeni Ankara yöresidir. İlk kez 1620-1625 yılları arasında Haçlı seferleri döneminde bir Fransız bilim adamının ülkesine dönerken götürdüğü bir kaç beyaz Ankara kedisinin üretilerek seçkin bir şekilde dağıtılması ile Avrupada tanınmış ve büyük ilgi görmüştür. 17.yy.da İtalyada tanınan Ankara kedisi için özel dernekler kurulmuştur. Bu derneklerden en önemlisi olarak sayılabilecek ve halen çalışmalarını sürdüren Club Angora Turco Pietro Della Valle isimli dernek Ankara kedilerinin üretimi ve gelişimi için çalışmakta ve yarışmalar düzenleyerak ırkın gelişimine katkıda bulunmaktadır. 18. yüzyılda Marie Antoniette ve 14. Louis gibi pek çok asil Ankara kedisinin hayranı olmuş ve Avrupada üretimi devam ettirilmiştir. 1962 yılında Amerikan askeri personeli tarafından bir çift Ankara kedisi Amerikaya götürülerek bu ırkın Amerikada da tanınmasını ve sevilmesini sağlamıştır. Bu gün Amerika ve Avrupada saf Ankara kedisi olarak üretimi yapılmaktadır. Ankara kedileri uzun yıllar boyunca İran kedisi ile melezlenmiş ve farklı renklerde uzun tüylü kediler elde edilmiştir. Bu nedenle soyu tükenme tehlikesi yaşayan Ankara kedilerinin saf ırk özelliği olan beyaz rengin korunması ve neslinin tükenmemesi için son yıllarda üretimine özen gösterilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut Özellikleri&lt;br /&gt;Boyut Orta boy&lt;br /&gt;Kafa Biçimi Takoz şeklinde, öne doğru uzun ince&lt;br /&gt;Kulak Biçimi Büyük&lt;br /&gt;Göz rengi Mavi, Kehribar, Yeşil-Altın Sarı&lt;br /&gt;Kuyruk uzunluğu Uzun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüy Özellikleri&lt;br /&gt;Tüy Boyu Yarı uzun tüylü&lt;br /&gt;Tüy yapısı Tek tabakalı ipeksi yapıda&lt;br /&gt;Tüy Bakımı Ara sıra tüy bakımı gerekir&lt;br /&gt;Taşıdığı Renkler Beyaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irk Özellikleri&lt;br /&gt;Yaşam alanı İçeride&lt;br /&gt;Yaşam süresi 13 - 15 Yıl&lt;br /&gt;Yatkın olduğu hastalıklar Sağırlık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğerleri&lt;br /&gt;Diğer İsimleri Angora, Turkish Angora&lt;br /&gt;Köken Türkiye&lt;br /&gt;Bağlı Olduğu klüp CFA &amp;amp; TICA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-4876542767271069143?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/4876542767271069143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/4876542767271069143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/ankara-kedisi.html' title='Ankara Kedisi'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S93-gs2rRrI/AAAAAAAABBw/8_7ULmLAvDo/s72-c/kedi.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-2604530033123993980</id><published>2010-09-02T11:00:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T01:13:05.587-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kedi-irklari'/><title type='text'>Siamese</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S95ta55OmqI/AAAAAAAABIA/-KenEFcygBs/s1600/kedi.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 303px; DISPLAY: block; HEIGHT: 396px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5466927306659240610" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S95ta55OmqI/AAAAAAAABIA/-KenEFcygBs/s400/kedi.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Genişten incelerek inen takoz biçimli kafası, orta boyda olup beden ölçülerine uyumludur. Burundan başlayarak kulaklara doğru tam bir üçgen oluşturur. Bıyık bölgesi fazla çıkıntılı değildir ama erkek kedilerin çeneleri daha belirgindir. Boynu zariftir. Ağız kısmı narin, uzun ve üçgendir. Sivri uçlu kulakları altta geniştir ve birbirlerinden ayrıktır. Doğulu badem biçimli gözleri burnuna doğru daha da çekikleşir. İki gözünün arasındaki mesafe bir gözün büyüklüğünden daha uzun olmamalıdır. İnce kemikli orta boy gövdesi sıkı kaslıdır. Vücut hatlarında hep kalından inceye doğru akış vardır. Omuzları ve kalçaları göğüs kafesiyle aynı kalınlıktadır. Bacakları incedir ve arka ayakları önlerden daha uzundur. Küçük ve oval patileri zariftir. Uzun ve ince kuyruğu ucuna doğru daha da incelir. Bedenine doğru yatık duran tüyleri ince, parlak ve kısadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karakteri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renkleriyle beraber Siyam kedilerinin kişiliklerinin de değiştiği inancı oldukça yaygındır. Örneğin fok lekelinin daha dışa dönük, mavi lekelinin daha şefkatli, çikolata lekelinin ise daha neşeli ve oyuncu olması gibi.&lt;br /&gt;Tüm Siyam kedileri zeki ve dikkatlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renkleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lekeli siyamlarda Amerika'da dört renk tanınır. İngilizler ise buna ilave olarak sekiz rengi daha kabul ederler. İngiltere'de tanınan sekiz renk Amerika'da "renkli lekeli kısa tüylü" ırk olarak kabul edildiğinden, tek renkli bazı Siyam türlerine de "Oriental Shorthair" denir.&lt;br /&gt;Amerika'da tanınan Siyam kedisinin dört rengi şunlardır; Lekeli fok kahverengisi (açık kahverenginden krem rengine doğru gölgeli tonlar ile koyu fok rengi), çikolata lekeli (fildişi ile sütlü çikolata), mavi lekeli (mavimsi beyaz ile koyu mavi), leylak lekeli (kar beyazı ile pembemsi buz grisi).&lt;br /&gt;İngitere'de tanınan diğer renkler ise lekeli tekir, kızıl lekeli ve krem lekelidir. Tüm renklerdeki kedilerin gözleri daima canlı mavidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüy Bakımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mevsiminde bolca tüy dökme eğilimleri olduğundan her gün ölü tüyleri temizlemek için fırçalanmaları gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kökeni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soylu ruhlarıyla bu kediler eski Siyam'da (Thailand) yıllarca saray mensuplarının ve kutsal tapınakların bekçiliğini yaptılar. Asla yabancı ellere teslim edilmeyen, sevilen ve sayılan bu kedilerin ilk İngitere'ye geçişi Siyam kralı tarafından 1880' lerin başında İngiltere başkonsolosu Owen Gould'a hediye edilmesiyle oldu. Amerika'ya giden ilk Siyam da benzer bir şekilde konsolos David Stickles vasıtasıyla Siyam kralının first lady Mrs. Rutherford B. Hayes'e hediye göndermesiyle 1878 de gerçekleşmiştir. Dayanılmaz çekicilikleriyle Siyam kedileri kedi sevenleri kendilerine hayran bırakmışlardır. Değişik renkler elde etmek için yetiştiricilerin yaptığı çalışmalar sonucunda bazı Siyam kökenli yan ırklar ortaya çıkmıştır. Bunlardan bazıları Colorpoint Shorthair, Javanese ve Ocicat'tir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücut Özellikleri&lt;br /&gt;Boyut Orta boy&lt;br /&gt;Kafa Biçimi Takoz şeklinde, üçgen&lt;br /&gt;Kulak Biçimi Büyük&lt;br /&gt;Göz rengi Safir-mavi&lt;br /&gt;Kuyruk uzunluğu Uzun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüy Özellikleri&lt;br /&gt;Tüy Boyu Kısa tüylü&lt;br /&gt;Tüy yapısı Parlak, yumuşak&lt;br /&gt;Tüy Bakımı Tüy bakımı gerekmez&lt;br /&gt;Taşıdığı Renkler Lekeli fok kahverengisi, Çikolata lekeli, Mavi lekeli, Leylak lekeli, Lekeli tekir, Kızıl lekeli ve Krem lekeli&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irk Özellikleri&lt;br /&gt;Yaşam alanı İçeride&lt;br /&gt;Yaşam süresi 12 - 15 Yıl&lt;br /&gt;Yatkın olduğu hastalıklar Kalıtsal Şaşılık, Nystagmus, Cat Hyperesthesia Syndrome&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğerleri&lt;br /&gt;Diğer İsimleri -&lt;br /&gt;Köken Asya&lt;br /&gt;Bağlı Olduğu klüp CFA &amp;amp; TICA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-2604530033123993980?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/2604530033123993980'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/2604530033123993980'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/siamese.html' title='Siamese'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S95ta55OmqI/AAAAAAAABIA/-KenEFcygBs/s72-c/kedi.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-8316260911008903140</id><published>2010-08-04T16:21:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T15:25:34.453-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kus-irklari'/><title type='text'>MUHABBET KUŞU</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CeAELpvoI/AAAAAAAABes/biHeL0fEq1Q/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CeAELpvoI/AAAAAAAABes/biHeL0fEq1Q/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467543671587585666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Magazanızdan  kuş alacak ve konuşturmaya niyetliyseniz kuşu olabildiğince yavru almalysınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İdeali yuvadan çıkmasına müteakip 1–2 haftalık olanıdır. Seçtiğiniz kuşun altına bakıp popo tarafının temiz, pislik olmaması sağlığının göstergesi bakımından önemlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuş hareketli olmalı. Kefesin bir köşesinde sessiz sakin oturan kuşlardan uzak durmalıdır. Erkek kuşun en belirgin özelliği gagasının hemen üzerinde burun deliklerinin bulunduğu yerde küçük bir bölgede pembemsibir renk vardır. Bişi kuşda ise grımsi bir renk bulunur.Dişi kuşta ise bu renk kahverengidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu renk kuş büyüdükçe erkek de mavi,dişide ise kahverengiye döner.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok önemli bir not. Yavru muhabbet kuşunun kafasının üstünde yatay çizgiler vardır. Yavru büyüdükçe Bu çizgiler kaybolacak, bununun üstü alın tarafı renginin canlı ve parlak rengini alacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-8316260911008903140?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/8316260911008903140'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/8316260911008903140'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/muhabbet-kusu.html' title='MUHABBET KUŞU'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CeAELpvoI/AAAAAAAABes/biHeL0fEq1Q/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-1359718238782481700</id><published>2010-08-04T15:30:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T15:29:04.751-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kus-irklari'/><title type='text'>RENK KANARYALARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-Cbla2NhQI/AAAAAAAABeE/ek9xjd_3z8U/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 196px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-Cbla2NhQI/AAAAAAAABeE/ek9xjd_3z8U/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467541014791947522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Renk Kanaryaları (Color Canary) sahip oldukları renklere göre isimlendirilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lipochrome seri Açık Sarı, Koyu Sarı, Kula, Dominant Beyaz, Recessive Beyaz. Dimorpic. İvory. Pastel, Kırmızı Oranj, Apricot (Kayısı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil seri Hafif Yeşil, Altuni Yeşil, Kula Yeşil, Oranj Bronz Yeşil, Kızıl Bronz, Mavi, Açık Mavi, Gri Mavi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahverengi seri Altuni Kahve, Gümüş Kahve, Kızıl Kahve, Kızıl Oranj Kahve; Oranj Kahve &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alacalı seri Altuni Alaca, Gümüş Alaca, Kırmızı Alaca, Oranj Kızıl Alaca, Oranj Alaca &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsabel seri Altuni İsabel, Gümüş İsabel, Kırmızı İsabel, Oranj Kızıl İsabel, Oranj. İsabel. Pek çok uzun süren araştırma, çapraz eşleme ile geliştirilerek elde edilen bu renk serileri günümüz kanaryacılığının en yeni örneklerini teşkil etmektedirler. Yarışmalarda net ve kusursuz güzellikte tam bir seri (Color Canary) büyük jüriden en yüksek puanı toplar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanaryalar renk açısından bazı ayrıcalıklar göstermekle birlikte çok geniş bir renk kuşağına da sahip değildirler bununla birlikte genlerinde taşıdıkları renkleri: sarı,yeşil,siyah,gri,kırmızı olarak saymak mümkündür.Ayrıca kanaryalar,ait bulundukları serçe'giller ailesini değişik üyeleriyle de çiftleştirmek mümkün olabilmektedir. Bunlara ek olarak, bazı kimyasal yöntemlerle kanaryaların renkleri üzerinde çalışmalarda bulunulduğu da göz önüne alınacak olursa,önümüzde çok renkli bir kanaryalar dünyasının oluştuğu görülecektir. Seksenin üzerinde renk açısından farklılık gösteren kanarya türü elde edilmiş bulunmaktadır. Ancak satışa sunulan kanaryalar içinde her zaman bu kadar geniş bir çeşit bulmak olanağı yoktur. Nadir bulunan türleri ancak sergilerde izleyebilirsiniz. Satışa sunulan renkler içinde en çok görülenler: Sarı Renkli Kanaryalar,Sarı Yeşil Kanaryalar,Gri Yeşil Kanaryalar ve Alaca Renkli kanaryalardır. &lt;br /&gt;Bugün Avrupa şehirlerinde ve büyük satış merkezlerinde bulunma olanağı olan kanarya renklerini özetle şöyle sıralayabiliriz:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acı Sarı Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alacalı Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altın Rengi Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz Kuyruklu Gri Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişik Renkli Kula Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fulya Rengi Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gri Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırmızı Renkli Kanaryalar(Koyu portakal renkli) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koyu Yeşil Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuyruğu Beyaz Mavi Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuyruğu Beyaz Sarı Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuyruğu Beyaz Yeşil Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Limon Sarısı Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mavi Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Portakal Renkli Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarı Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyah Kanaryalar(Nefti Yeşil) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tunç Renkli Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil Kanaryalar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-1359718238782481700?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/1359718238782481700'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/1359718238782481700'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/renk-kanaryalari.html' title='RENK KANARYALARI'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-Cbla2NhQI/AAAAAAAABeE/ek9xjd_3z8U/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-4911737267485026074</id><published>2010-08-04T15:29:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T15:31:31.573-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kus-irklari'/><title type='text'>CENNET PAPAGANI  (Agopornis roseicollis)</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CgLQavi8I/AAAAAAAABe8/2Lkhaid1rcw/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CgLQavi8I/AAAAAAAABe8/2Lkhaid1rcw/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467546062873922498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Cennet Papağanı  (Agopornis roseicollis) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adı: Cennet Papağanı- Sevda Papağanı- Lovebird&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Latince Adı: Agapornis&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Familyası: Psittaciformes (Papağanlar)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alt Familyası: Psittacinae (Papağangiller)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam süreleri: 10-15 sene olarak bilinmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam Alanları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afrika kıtası anavatanlarıdır. Madagaskar’da da oldukça yaygındırlar. (Madagaskar Cumhuriyeti, Afrika'nın doğusunda, Hint Okyanusu'nda yer alan bir ada ülkesidir ve dünyanın 4'üncü büyük adasıdır). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu tür gibi cennet papağanları da, gerek ticaret gerekse göç yoluyla tüm dünyaya yayılmışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Günümüzde Türkiye’de bile vahşi olarak doğada yaşama ayak uydurabildikleri bilinmektedir. Guruplar halinde yaşayan sosyal papağanlardır. Sıcak ve nemli iklimi severler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Renkleri ve Boyutları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortalama 13-17 cm boyutlarında, 40-45 gr ağırlığındadırlar. Kısa kuyrukludurlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu özellikleri ile çoğu zaman papağan dünyasının en küçük üyeleri olarak adlandırılırlar. Türlerine göre renklerinde farklılık gösterirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Tüm renkleri canlı ve parlaktır. Çoğunlukla parlak yeşil ağırlıklı renklere sahiptirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı Türleri: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilinen 9 ana türü vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Peach-faced Lovebird, (Agapornis roseicollis ) (Şeftali Yüzlü) :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; En sık rastlanan cennet papağanı türüdür. Yüz ve kafanın tepe kısmı şeftali rengi, gaga ten rengi, kuyruğun kanatlar arasında kalan kısmı parlak saks mavi, kuyruk tüylerinin en ucu turuncu ve siyah, geri kalan kısımları parlak yeşildir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Masked Lovebird (Agapornis personata) (Maskeli) :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu tür ilk olarak Tanzanya’nın kuzeydoğu kesimlerinde ortaya çıkmıştır. Kafa ve yüz kısmı koyu ve parlak siyah, göz çevresi beyaz, kanatlar çok koyu yeşil, kanat uçları siyah, boyun kısmı beyaz-sarıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür en küçük cennet papağanı türlerinden biri olarak bilinir. Beslenmesi daha çok taze meyve sebzelere dayalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.Fischer's Lovebird (Agapornis fischeri) (Fischer’s): &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal yaşam alanları Viktorya Gölü, Tanzanya ve Afrika’dır. Adını 1800’lerin sonunda bu türü keşfeden Almanyalı araştırmacı Gustav Fischer’dan almıştır. Kanatları, sırtı, göğsü parlak yeşil, başın en üst kısmı zeytin yeşili, boyunları altın sarısından turuncuya geçişli renklerde, yüzü ve gagası kırmızı, gözlerinin etrafı ise beyaz halkalıdır. Mavi renkli olanları da vardır. Bunlarda yüz siyaha yakın, boyun beyaz, kanatlar, sırt ve diğer kısımlar ise mavidir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.Nyasa Lovebird (Agapornis lilianae): &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Lilian's Lovebird olarak da bilinmektedirler. Fischer’s ile çok karıştırılmaktadır ama görünüş olarak çok benzemelerine rağmen, bu tür Fischer’s dan daha küçüktür aralarındaki en belirgin fark budur. Nesilleri tükenmektedir, şu an Malawi’deki Liwonde National Park’da koruma altında olan bir türdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5.Black-cheeked Lovebird (Agapornis nigrigenis) (Siyah Yanaklı): &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık 14cm boyutundadır. Yüz ve kafanın üst kısmı koyu kahve-siyah, boyun turuncu, gaga kırmızı, göz çevresi beyaz halkalı geri kalan tüm vücut parlak yeşildir. Afrika kökenlidir ve kurak mevsimde yaklaşık 800’er papağanlı gruplarla göç ederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6.Madagascar Lovebird (Agapornis canus) :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adından da belli olduğu üzere Madagaskar adası anavatanıdır. Yaklaşık 30-36 gr ağırlıktadırlar. Gagaları diğer cennet türlerine göre daha küçüktür. Grey-headed Lovebird (Gri kafalı) olarak da bilinirler. Kafa, boyun ve yüzleri açık gri tonlarındadır. Vücut ve kanatlar yeşilin tonlarındadır. Kanatları açıkken vücutlarına büyük geliyormuş izlenimi verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7.Abyssinian Lovebird (Agapornis taranta): &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı zamanda Black-winged Lovebird (siyah kanatlı) olarak bilinirler. Cennet papağanları arasında en büyük türdür. Red Faced lovebird ile aynı özellikleri gösterir. Koyu yeşil renktedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Dişileri ve erkekleri farklı görünüşlere sahiptirler. Dişilerin yüzleri de tamamen yeşildir, kırmızılık yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Erkek olanların alın kısmı kırmızıdır, kuyruk altındaki tüyleri sarımsı bir şekilde parlar, gözlerinin çevresinde kırmızı halka vardır ve kanatlarının altı siyahtır. Erkek olanlar dişilere göre daha uysal, daha meraklı ve daha cesurdurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8.Red-faced Lovebird (Agapornis pullarius) (Kırmızı Yüzlü): &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boyları 15, kuyruk boyları 5 cm kadardır. Tüm vücut parlak yeşil, sadece yüz ve gaga parlak –koyu turuncu, kanat ve kuyruk uçları siyahtır. Genelde 20’li gruplar halinde ormanlarda yaşarlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9.Black-collared Lovebird (Agapornis swinderniana) (Siyah Yakalı): &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Swindern's Lovebird olarak da bilinirler. Çok sık rastlanan türlerden değildir. Küçük cennet papağanı türlerinden biridir. Ayaklar gri, ense kısmı siyah, tüylerin geneli yeşil, göğüs kahvemsi kırmızı, gaga grimsi siyah, gözün irisi ise sarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek – Dişi Farkı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek ve dişi farkı Abyssinian Lovebird dışında görünüşte ayırt edilemeyecek gibidir. Cinsiyetin kesin olarak belirlenmesi DNA testiyle belli olmaktadır. Ancak dişilerin kuyrukları yelpaze gibi açık şekilde, erkeklerinki ise daha düzgün ve uca doğru sivrilir şekildedir. Ayrıca dişi kuşlar tünekte veya ağaç dalında tünemiş durumdayken ayaklarını erkek cennet papağanından daha ayrık tutar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakım: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oldukça meraklı, sosyal ve gürültücü, uçucu kuşlardır. Günün her saatinde seslerini duymak mümkündür ancak özellikle sabah saatlerinde bu sesler daha da fazladır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok aktif papağanlardır, her daim hareketlidirler. Kafeslerinden çıkarıldıklarında dikkatle takip edilmeleri gerekir çünkü kemirmeyi ve çiğnemeyi severler. Mobilyaları, duvarları, elektrik kablolarını kemirebilirler. Dikkatli olmak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman zaman agresif tavırlar sergileyebilirler. Bunun nedeninin çok küçük papağan türleri olmalarına rağmen doğal yaşam alanlarında diğer kuşlarla ve daha büyük papağan cinsleriyle yaptıkları yer veya yiyecek kavgalarını evde de size karşı sürdürüyor olabileceğini savunan bir tez öne sürülmüştür. Bu yiyecek ve yer kavgalarını kazanan tarafın da çoğu zaman cennet papağanları olduğu bilgisini ek olarak vermek isteriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uçucu bir tür oldukları için kafes boyutları kanatlarını açtıkları zaman rahatça hareket edebileceği büyüklükte ve içinde küçük uçuşlar yapmasına olanak verecek derinlikte, köşeli formlarda olmalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük olarak mutlaka birkaç saat kafes dışında olması ve uçarak kanat egzersizleri yapması gerekir. Kanat ayarı bu tür için gerekli değildir, uçamamak cennet papağanının depresyona girmesine sebebiyet verecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Cennet papağanınıza kanat ayarı yaptırmayınız. Tüneklerinin ağaç dallarından (Narenciye ağaçları, Dişbudak Ağacı, Manolya, Karaağaç, Okaliptüs, Avustralya Çamı, Dut ağacı) ve farklı kalınlıklarda olması gaga ve tırnaklarını törpüleyip sabit uzunlukta kalması için faydalıdır. (Gagaları oldukça güçlüdür ve tırmanma, yer değiştirme, tohumları kırma gibi hayati işlemlerde gagayı kullandığı için gaga bakımını yapabilmesi hayati önemdedir.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğalarında oldukça geniş gruplar halinde yaşadıkları için genellikle eş olarak beslenmeleri tavsiye edilmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cennetler çift olduklarında onları evcilleştirmek çok zor birşeydir, çünkü çiftler kendi aralarında anlaşarak hareket ettikleri için size ne kadar ilgilenirseniz ilginin alışmaları çok güçtür, çünkü eş olmuşlardır ve onlar için amaç bir şeyler öğrenmek değil çiftleşmek ve üremektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek olarak alınacaksa mutlaka yakından ilgi ve sevgi gösterilmelidir. Evcilleştirilmeleri oldukça güçtür, güvenleri zor kazanılır. Ancak tek başına beslenecekse sabır ilk şarttır. Ayrıca erişkin bir cennetin evcilleştirilmesi neredeyse imkansızdır denilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Evcilleştirmek için 50-70 günlük yavrular idealdir. Bunun için iki erişkin cenneti çiftleştirip alınan yavruların evcilleştirilmesi en akla yatkın yoldur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bir cennetin güvenini kazanana kadar onun izin verdiği bir uzaklıkta kalarak onunla konuşmalı, sevdiği bir yiyeceği (mesela yeşilbiber) ikram etmeli, sıkılmasını önlemek adına ses çıkaran ve renkli oyuncaklarla ilgisini çekmeyi denemelisiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşma özellikleri yok denecek kadar azdır. Konuşsa bile birkaç kelimeden fazla bir şey beklememek gerekir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca diğer tüm türlerde olduğu gibi her gün suyunu, yemlerini ve gerekirse kafesin altını değiştirmek, haftada bir tünekleri, yemlikleri, kafesindeki aksesuar ve oyuncakları ılık sabunlu suyla yıkamak sağlıklı bir cennet papağanı için gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cennet papağanları banyo yapmaktan çok hoşlanırlar. Kafeslerinde özellikle yaz aylarında sürekli bir banyoluk bulunması yararlı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Eğer cennet papağanınızı siz su püskürterek yıkayacaksanız dikkat edilmesi gereken nokta burnunun ve kulaklarının ıslanmasını ve kuşun ıslakken uyumasını önlemektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beslenme: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğalarında aynı muhabbet kuşları gibi, çiçek ve bitki tohumları, ayçiceği tohumu (bildiğimiz tuzsuz çekirdek) yeşil yapraklı sebzeler, meyveler ile beslenmektedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Hazır yem olarak muhabbet kuşu için hazırlanmış paket yemler cennet papağanınız için de uygundur ama sadece hazır yem beslenme için yeterli değildir. Her gün mutlaka taze meyve ve sebze verilerek vitamini bu şekilde almaları sağlanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Meyvelerin tümü kabul edilir olmakla birlikte, yüksek su içerikleri nedeniyle isale sebebiyet vermemek için küçük miktarlarda sunulmalıdırlar. Ayrıca meyve çekirdekleri toksik etki yapacağı için mutlaka ayıklanmalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük olarak verilebilecek karışım nijer, akdarı, keten tohumu, yulaf, mevsimine göre elma, muz, portakal, kayısı, şeftali, üzüm şeklinde olabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sebzelerden yeşil ve kırmızı biber, brokoli, karahindiba, bezelye, kereviz, mısır, taze fasulye verilebilir. Erişkin bir cennet papağanına ek olarak fındık, fıstık (kabuksuz olarak), ceviz, pişmiş tavuk, yağsız ve tuzsuz peynir, yağsız yoğurt, pişmiş yumurta, pirinç, düşük şekerli düşük sodyumlu tahıl gevrekleri ve bunun gibi besinler verilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Daha önce muhabbet kuşu konusunda değindiğimiz gibi toksik etkisi ile ölüme sebebiyet verebilen avokado, çikolata, elma çekirdeği asla verilmemelidir. Yağ ve tuz oranı yüksek besinlerden kesinlikle kaçınılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ek olarak kafeslerinde mineral takviyesi sağlayıcı gaga taşı (mürekkep balığı kemiği) bulundurmak gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiftleşme ve Üreme: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde üretim için oldukça uygun papağanlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavru almak istenildiğinde unutulmaması gereken en önemli husus aynı türleri birbiriyle çiftleştirmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Farklı türlerde cennet papağanlarının çiftleşmesinden %90 oranında ya sonuç alınamamakta, ya doğar doğmaz ölen yavrular elde edilmekte ya da sakat yavrular alınmaktadır. Bu hususa özellikle dikkat edilmesi gereklidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erişkin cennet papağanları üreme dönemlerinde her zamankinden daha gürültücü ve sinirli olabilirler. Agresif tavırlar sergileyebilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üreme dönemlerinde aynı kafes içinde tek çift kuş olması daha uygundur. Yuvalık için uygun boyutlar 20x20x20 cm şeklindedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yuvayı cennetler kendileri hazırlayacaktır, siz talaş, kum, gazete kâğıdı vs. gibi maddelerle yuva hazırlamaya kalkışmayınız. Yuvayı hazırlayabilmeleri için kafeste boyasız kâğıt parçaları, kâğıt havlu, dallar, yuva ipi, saman, kuru ot ve banyoluk bulunmalıdır (Banyoluk cennetlerin kâğıt parçalarını ıslatabilmesi için gereklidir. Ayrıca bu dönemde cennetlerin daha çok banyo yapmaya ihtiyaçları vardır).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Çiftleşmeye hazır olan çift 4-5 gün içerisinde yuvalarını bu malzemeleri kullanarak hazırlar. Kafes dışında bulunmaya alışık kuşlar olsalar bile bu dönemde kafesin dışına çıkarılmamaları ve kafesin bulundukları odanın en sakin yerine taşınması cennetlerin rahat etmesi açısından uygun olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiftleşme olduktan sonra dişi cennet 10 gün içinde hepsi birer gün arayla olmak üzere 4-8 yumurta yapar. Kuluçka 22 ila 30 gün kadar sürer. 5-6 günlük yumurta alınıp ışığa tutulduğunda döllenip döllenmediği anlaşılacak durumdadır (kuluçka süresince yumurtalara dokunmak çok doğru değildir ancak döllenip döllenmediğinden şüphe duyuluyors,a bir kaşık yardımıyla yumurta alınıp, kısa süre içinde incelenip tekrar yerine bırakılırsa bir sorun yaşama olasılığı en aza indirilmiş olur). Kuluçka döneminden sonra yavrular yumurta sırasına göre birer gün arayla çıkmaya başlarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüysüz olarak yumurtadan çıkan yavrular, anne ve babasının ağızlarında onlar için hazırladığı sindirilmiş yiyeceklerle beslenirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu nedenle kuluçka döneminde ve anne ile baba yavruları beslerken yumurta maması verilmesi faydalı olacaktır. Bu dönemde kafeste yukarıda değinilen taze meyve ve sebzeler günlük yemleri ile birlikte hazır bulundurulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Yavrular doğduktan yaklaşık 1,5 ay sonrasına kadar yuvalıkta kalacaklardır. Bu süre içinde yuvalığı temizleme ihtiyacı duyulacaktır. Bunu yaparken yavrulara kesinlikle elle temas edilmemeli, bir kaşık yardımıyla yuvadan çıkarılmalı ve temizlik mümkün olduğunca çabuk halledilip tekrar yerlerine konulmalıdır. Yavruların ellenmemesinin nedeni ebeveynlerin bundan hoşlanmaması ve ellenmiş bir yavruyu yuvadan atabilme olasılıklarının olmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavrular yuvadan 38-45 gün sonra çıkmaya başlarlar. Yuvadan çıktıklarında tamamen anne babadan bağımsız değildirler. Tamamen bağımsız hareket edebilmeye yuvalıktan çıktıktan yaklaşık 2 hafta sonra başlarlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavruların beslenmesinde ek olarak meyveli ve sebzeli konserve bebek mamalarını da kullanabilirsiniz. En azından bir yaşına gelene kadar çekirdek verilmemesi uygun olacaktır (çekirdek yavrularda çok daha hassas olan kursağı delerek ölümlere neden olabilir).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir cennet papağanının yavru olduğu tüylerinin matlığından ve gagasının siyahlığından anlaşılabilir (yavru cennet papağanlarının gagası erişkinlerininkinin renginde değil, koyu kahve-siyah arasıdır ve büyüdükçe renk açılır). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavru cennetler çok çabuk büyür kilo alırlar ve de çok kısa bir sürede yetişkin boyutlarına ulaşırlar. Burada dikkat edilecek husus göğüs kısmının düzgün ve şeklini tam olarak tamamlamış olmasıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Omurga kemiği, göğsün merkezinde bulunmalı ama bir çıkıntı veya sertlik oluşturmamalıdır, ayak parmakları belirgin, şekilli ve kuvvetli, nefes alışı yavaş ve düzgün olmalıdır. Aksi bir durum kuşun sağlıksız veya hasta olduğunun göstergesidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-4911737267485026074?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/4911737267485026074'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/4911737267485026074'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/cennet-papagani-agopornis-roseicollis.html' title='CENNET PAPAGANI  (Agopornis roseicollis)'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CgLQavi8I/AAAAAAAABe8/2Lkhaid1rcw/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-6261267180472298358</id><published>2010-08-04T15:26:00.000-07:00</published><updated>2010-05-05T00:41:57.596-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kus-irklari'/><title type='text'>Sultan Papağanı (Nymphicus Hollandicus )</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-EhP-yS2GI/AAAAAAAABfE/cw5YsBhfTiQ/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-EhP-yS2GI/AAAAAAAABfE/cw5YsBhfTiQ/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467687981040195682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihçe:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlar Avustralya kökenli bir tür olup kakadu familyasından gelmektedirler. Sultan ismi daha doğrusu Latincede söylenen asıl ismi olan Nymphicus Hollandicus nereden gelmektedir. Yunanca kökenli olan kelime "Nymphe" nin anlamı “gelin, genç kız” demektir. Nymphe Yunanlılarda “alt sınıf tanrısı” olmakla beraber, genelde Zeus’un kızı olarak ve zamanının çoğunu şarkılarla, danslarla eğlenerek geçirip, böylece uzun ömürlü ve daima genç kalan bir varlığı temsil ederdi.&lt;br /&gt;Nympheler Yunan tanrılarına eşlik edip refah ve bolluk dağıtırken, bu aynı derecede oyuncu müzikal ve bereketli kuşların da, Nypheler’e eşlik ettiği söylenir. Odysseus'un, Calypso adlı Nmphe'yi ilk gördüğünde de, kafasının üstünde böyle kendisiyle uyum içinde, güzel bir kuş vardı. Belki de bu özellikler ve sorgucu (ibik) bu kuşları, baştan çıkarıcı bu Nymphlerin eşlikçisi yapandı. Bu ismin verilmesine sebep olandı.&lt;br /&gt;Sanırız sultanlara ismini veren bilim adamı “Wagler” de bundan etkilenmişti. İsimdeki 2. eklenti kısmı olan "hollandicus" la ise anavatanı belirtiliyor. Çünkü diğer kontinentlerden ayrılan Avustralya’yı 1606 yılında ilk keşfedenlerden birisi, bir Hollandalı olan Willem Jansz'tı. O, bugünkü Avustralya'ya o zaman “Yeni Hollanda” adını vermişti. &lt;br /&gt;Ancak 1788 yılında sultanlar “Gmellin” sayesinde bilimsel isimlerine, yani “Psittacus Novaehollandiae” sahip oldular. 1792 de ise “Kerr” bu türe “Psittacus Hollandicus” adını verdikten sonra ”Wagler” buna ek olarak 1832 de “Nymphicus Hollandicus” tanımını yaptı.&lt;br /&gt;O zaman tek renkleri vardı: gri dişiler ve gri kafası, sarı ve yanaklarında koyu kırmızı lekeleri olan erkekleri...&lt;br /&gt;19 y.y. ortalarında Avustralya ya Avrupa tarafından göçler başladığında, ilk sultanlar da deniz yoluyla Avrupa'ya getirilmeye başlandı. Yabani yakalanmış olmalarına rağmen çok hızlı biçimde iklime uyum sağlayıp üremeye de başladılar. Avustralya’nın çok değişken bir iklimi olduğunu düşünürsek,(gece/gündüz arasında 40 C'ye varan ısı değişimleri olmakta), bekli de bu üretimlerinde Avrupa'da olan daha sabit ısı düzeylerine uyumu kolaylaştırmıştır diyebiliriz.&lt;br /&gt;Bilim adamları uzun yıllar sultanları hangi gruba koyacakları konusunda kendi aralarında ayrıma düşmüşlerdir. Cacatuidae mi yoksa Platiceridae mı sorusu uzun süre kafaları meşgul etmiştir. Çünkü sultanlar her iki gruba da ait özellikleri göstermekteydiler. &lt;br /&gt;Şimdilerde ise, sultanlar artık sadece tek bir cins kakadu familyasına bağlı olan kendilerine ait bir alt sınıfta değerlendirilmektedirler. G.A.Smith (The Encyclopedia of Cockatiels) sultanları, eskiden bakiye kalan ve kakadularla papağanlar arasında köprüyü oluşturan bir tür olarak görmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Psittaciformes (papağanlar)&lt;br /&gt;Familyası (sınıfı) : Cacatuide (kakadular)&lt;br /&gt;Altfamilya (sınıfı) : Nymphicinae (sultanlar)&lt;br /&gt;Cins: Nymphicus &lt;br /&gt;Boy: 28–34 cm &lt;br /&gt;Ağırlık: yaklaşık 90 Gram &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsiyet ayrımı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En büyük ve duyumsal olarak da algılanabilecek cinsiyet farkı ötüşlerinden anlaşılandır. Çünkü erkek dişiyi çiftleşmeye (kızıştırmak için) ikna etmek amaçlı değişik, alçak ve yüksek volümlerde sesler çıkarabilmekte bazen de, ses dizeleri halinde ötebilmektedir. Zaten tek beslenen sultanlarda tüy yolma sorunu yanı sıra böyle agresif yüksek ötüşlerin olması da bundan dolayıdır. Gerçi sürü içinde böyle ötüşler günlük planlarında da vardır. Dişiler daha sesiz olurlar. Arada sırada hafif ötüşler dışında fazla gürültülü değillerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek ve dişiyi renklerinden ayırt etmek ise aslında daha çok doğal renginde (yani melez olmayanlarda) mümkün olur. Bunlarda renklerin netliği ve güzelliği çok daha belirgin olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız sonuç olarak tekrar belirtmeliyiz ki, erkek mi yoksa dişi mi kavramı yerine kesinlikle çift olarak beslemek kavramı olmalıdır. Çift beslendiklerinde de sorunsuz evcilleşeceklerdir ve tek beslemeden oluşan tüy yolma ve aşırı agresif bağırma gibi ve benzeri oluşan davranış bozuklukları da yaşanmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaklaşık 9 aylık olduklarında cinsiyetlerini belirlemek mümkün oluyor. Erkek kızıştırma tavırlarına yaklaşık 6. ayında başlar. Hafif sarkık ayrık duran kanatlarla daldan dala konarak ve değişik tonlarda öterek dolaşır. Yerde ise hafif zıplama benzeri hareketlerde bulunarak gezinir. Eğer bu arada bir dişiye rastlarsa tam kulağının dibinde öterek onu etkilemeye çalıştığını görürsünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüylerde ise cinsiyet en sağlıklısı 6–9 aylıkken ilk tüy değişiminden sonra anlaşılabilir. Fakat bu da daha çok fazla melezleştirilmemiş renklerde mümkün olan bir durumdur. Burada belirleyici olan kafa kısmında ki renkler ve kuyruk altında ve en uzun olan kuyruk tüyü kısmında bulunana enine çizgilerdir. Bu çizgiler erkeklerde olmaz dişilerde görülür.&lt;br /&gt;Erkeklerin yukardan bakıldığında daha enli dişilerin ise daha yuvarlak bir kafa şekilleri vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Natürel renkler en kolay tanımlanabilenlerdir. Erkekte kafa rengi sarı ve yanakta kuvvetli kırmızı nokta olur. Dişide ise kafa rengi gri ve yanakta soluk bir kırmızı leke olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz kafa; aynen ismi gibi beyaz olandır ve yanakta benek yoktur. Burada da dişinin kafa rengi gridir yanakta benek yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer tüm renklerde ise ya DNA testi ya da tavır ve davranışlara bakarak cinsiyet ayrımı mümkün olacaktır. Benekli olanlarda ise dişiler ilk tüy değişiminden sonra beneklerini kaybeder oysa erkeklerde tüylerdeki benekler kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşam alanları – Genel davranışlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlar sürü halinde yaşayan türlerdendir. Bu sürüler o kadar büyüktür ki, gökyüzünü karatacak kadar geniş alan kaplarlar. Tohumla beslenen türler olduklarından, yiyecek arayışı içinde genelde sürü halinde yaşamak tipik bir davranış bicimidir. Sultanlarda bu şekilde Avustralya’nın yeşil alanlarında yiyeceklerini ararlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yiyeceğin bol olduğu bir yerde sürü yumurtlamak amaçlı geçici konaklar. Sultanlar en iyi yumurtlama yeri için kesintisiz kavga halindedirler. Kavgayı en iyi uyku köşesini kapmak içinde yaparlar. Yalnız şu bir gerçek ki, açık alanda yapılan kavgalar kafes veya salmalarda olduğundan çok daha sakin geçiyor ki bu tür yerlerde sadece eş arayışı bile çok sert gaga darbeleriyle yapılan kavgaların çıkmasına sebep oluyor. Geniş sürülerde sayının fazla olmasından dolayı sağlıklı bir hiyerarşi oluşması imkânsız olduğu için böyle baskın çıkmalarda oluşmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlar kendi aralarında hafif dostluklar da kurarlar Hem cinsleriyle tipik davranış biçimleri sergilerler. Örneğin kafa kaşıma, öpüşme, sokulma vb gibi. Diğer erkeklerle yapılan bu davranış değiş tokuşu, onlara hem örnek almaları açısından, hem de çiftleşmelerinde gerekli olan tohum bezelerinin aktifleşmesi açısından önemlidir.&lt;br /&gt;Sultanlar çok sosyal hayvanlardır ve mutlu olabilmeleri için mutlaka türdeşlerinin varlığına ihtiyaç duyarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde sultanlar monogam (tek eşli) canlılardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanların Avustralya’nın geniş alanlarından oluşan doğal ortamları çok zorludur. Yaşam ortamları yarı çöller, stepler, çalılıklardan ve açık okalüptüs ormalarından oluşur. Yağmur zamanlarında buralar onlara yumurtlamak için oyuklar sunarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur zamanlarına denk gelen yumurtlama süresi dışında sultanlar, tam bir göçebe hayatı yaşarlar. Çünkü yaşadıkları iklim dolayısıyla yiyecek kısıtlı olduğundan, kısaca sürekli yemeğinin peşinde koşarak zamanlarını geçirirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sulak bölgelerde kısıtlı olduğu için genellikle bu tür yerlerde konumlanırlar. Bu bölgelerin su oranı daha yoğun olduğundan sabah ve akşamları ziyaret ederler. Gündüz yoğun sıcaktan dolayı yarı kuruyan su birikintileri, gece düşen ısı ve sabaha karşı oluşan çiğ ve nem sayesinde daha çok olmaktadır. Bu nedenle, aslında ihtiyaçları kalmamış olsa bile, ev ortamında beslediğimiz kuşlar genelde sabah ve akşamları yemek yerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemekleri sürü halinde yenir. Koloni şeklinde yaşam tarzı gereği bu durum sosyal konumu güçlendirdiği gibi, çiftleşmek için gerekli ortamı da sağlar. Böylelikle en iyi gıda iklim değişmeden bolca alınmış olur. Kalabalık olmalarının bir yararı da, düşmanlardan daha rahat korunmalarını sağlamaktadır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlara ek olarak beraber yemek yemenin bir faydası da, bulundukları kurak ve tehlikeli iklimde hayatta kalmalarını ve nesillerini devam ettirebilmelerini kolaylaştırmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlerinde kalabalık sultan besleyenlerin çoğu zaman gözlemleyebileceği bir durumda, biri daima çevreyi kolaçan ederek önden su ve yemliğe gider ve diğerleri onu takip eder. Bir tanesi ürküp kaçmaya/uçmaya başladığı anda diğerleri de hemen onu izler – tehlike geliyor anlamında – ve tüm sürü tekrar birleşip bir yerde toplanana kadarda uçarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esaretteki kuşun harekete ihtiyacı vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yem ve su kapları, uçarak (veya en azından tırmanarak) ulaşabileceği bir yere konmalıdır. Burnunun dibinde duran ve sürekli dolu olan yem ve su kapları esarette ki kuşlara doğal ortamda ki hareketi maalesef sunmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürü davranışı, eşleşme ve sosyal bağlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tipik davranışlar genelde tehlike anlarında gözlemlenir. Bir tanesi aniden havalandığında diğerleri de kaçınılmaz bir şekilde onu takip ederler. Biri bağırmaya/ötmeye başladığında, diğerlerinin algıladığı bu tiz ses ve arayış çağrısı sonucunda, onlarda aynı davranışı anında tekrarlarlar. Sürü sabah uyanır uyanmaz tiz seslerle birbirlerine seslenmeye başlarlar “herkes hala burada mı” “ ben buradayım” ve gün akışında olan haberleri aktarırlar. Beraberce yeni doğan günü selamlar ve yiyecek arayışı için toplanmaya çağırırlar. Akşam aynı ritual devam eder ve gece konaklama çağrıları yapılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kuşun havalanması potansiyel tehlike işareti olarak algılandığından, diğerleri de hemen ona uyarak sürünün kalabalık korunmasına sığınarak uçarlar. Evinde 4 veya daha fazla sultan besleyen bunu gözlemleme şansına sahiptir. Ama 2 tanede bile, bu davranış çoğu zaman bariz göze çarpar. Zaten kesin bir yönetim biçimi olamasa bile gözlemlenen şudur ki, bir kuş daima başı çeker, birbirleriyle iyi geçinen sultanlarda olduğu gibi (dikkat ederseniz fark edersiniz ki her şeyi daima birlikte yaparlar)... Sürüde bir sultan temizleniyorsa diğerleri de temizlenmeye başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kavga etmek ve birbirini kızdırmak onların doğal sosyal yaşamının bir parçasıdır. Birbirlerinin peşinde hoplayıp dururlar. Birinin oturduğu yerde diğeri e oturmak ister. Bu davranış biçimi daima ve süreklidir. Bu nedenle aralarında genelde ufak zararsız kavgalar çıkar . Bazen birinin kuyruğu ulaşım alanındaysa çekilir ya da en sevilen ısırma yeri olan ayaklara saldırılır. Bu ayak ısırma davranışını dişiler, erkeklerin dikkatini çekmek için de yaparlar. Bu kızdırma aslında genelde göründüğünden daha zararsız ve acı vericidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaşıma:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlarda en sevilen davranıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız bu sadece çiftleşme işareti olarak algılanmamalı yani bu daima karşı eş arayışı davranışı değildir. Aksine erkekler de birbirini kaşımayı severler. Bu davranışta genelde kafa aşağıya eğik olur ve bir diğeri gagasıyla kafa ve yüzü kaşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öpüşmek:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşılıklı olarak gagaların birbirlerine sürtünmesidir. İnsan gözüyle bakıldığında aynen öpüşmeye benzeyen bu işlem, esnasında çiftler birbirine bıcır bıcır zarif dokunuşlarla ve seslerle bir şeyler anlatıyor gibidirler. Bu durum, tabir yerindeyse kızışma işaretidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşılıklı yem yedirmek:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da sık rastlana bir davranış biçimidir. Yenmiş olan yem püre şeklinde kursaktan geri gelir ve eşin gagasından ağzına kusulur. Yanlız bu şekilde erkek-erkek, dişi-dişi ve erkek-dişi de birbirini yemler. Aslında bu davranış biçimi genç yavru kuşların beslenmesi için yapılır.&lt;br /&gt;Muhabbetlere kıyasla sultanlarda eşler, beraber kuluçkaya yatar ve yavruları beraber beslerler. Çoğu zaman eşleşme ile ilgisi olmayan uzun süren bağlar oluşur ebeveynler ve çocuklar ve/veya kardeşler arasında. Bunları ayırmak bu durumda imkânsız olur. Böyle durumlarda da karşılıklı yemlemek gözlemlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızışmak kavramından anlaşılan şudur ki; erkek kuşun dişi kuşa kur yapması. Böyle zamanlarda erkek kuşkanatları aşağı sarkmış ve değişik tonda sesler (ötüşler) çıkararak dişi kuşun etrafında mağruru bir edayla tur atar. Erkek kuş tipik kur yapma tavırlarına 4–6 aylıkken başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağaçkakan gibi gagasıyla sert zeminlere vurmak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve buna ek olarak ta yerde bir adım öne zıplar. Eğer bir dişiye rastlarsa onu tam kulağının dibinde yüksek tonda bir ötüşle etkilemeye çalışır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişiler daha nadir ve daha az değişik tonlarda öterler. Eğer bir dişi erkeği kabul etmişse yere çöker gibi iyice yapışır ve kendini iyice düzleştirerek erkeğe kabul ediyorum sinyali verir. Sessizce ötüşmeler başlar ve daha yüksek olan tonlarda ötüşlerle erkek gaza getirilir. Dişi erkeğin üstüne doğru koşarak, onu iterek ve kendisini yere yapıştırarak erkeği kızıştırır. Bazen de erkeğin davranış biçimini taklit eder. Kızışmada birde gaglaşmak (öpüşmek) ve yemlemek yapılır. Çiftleşme aşaması aynı zamanda 3lü aşamada deniyor bu nedenle her zaman bu 3 davranış olarak uygulanmaya da biliyor çünkü erkek kuşlar genelde sıkça bu davranışları yapıyorlar. O anda dişinin yumurtlama hazır olup olmaması da çok önemli olmuyor. Bu şekilde diğer dişilere kendilerini gösteriyor ve sürüdeki en iyi erkeğin kendileri olduğunu anlatmaya çalışıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyumak, şekerleme yapmak (uyuklamak):&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlar gün içinde de kısa süreli uyur veya uyuklarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyurken kafalarını geriye kanatlarının arasına sokarlar ve bir ayaklarını görünmeyecek şekilde tamamen yukarıya çekerler. Uyuklarken daha çok tüylerini kabartırlar ve gözler yarı açık veya kapalı olarak duru bazı kuşlar kanatlarını hafifçe aşağıda sarkıtırlar. Çoğu zaman hafifçe kendilerince sesler çıkarır veya gagalarını (alt ve üst gagayı) birbirine sürterek durular. Bazen de uyuyan sultanlar kafalarını bir dala veya duvara yaslayabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gagayı birbirine sürtmek:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üst ve alt gaga birbirine sürtülür hafif bir gıcırtı çıkar bu arada bu rahat olmanın keyfinin yerinde olduğunun ve dinlenmede olduğunun ifadesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temizlenmek, tüy bakımı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlar zamanlarının çoğunu tüy bakımı yaparak geçirirler. Çünkü kaçış başarıları sağlıklı bir tüy bakımına bağlıdır. Kuyruk sokumlarında bulunan ve kuyruk sokumu bezesi denilen bir bezeden aldıkları yağlı maddeyi, gagsını sürter ve aldığı bu maddeyi tüm tüylerine dağıtır. Böylece bu tüyler güneş ve yağmura karşı mükemmel bir koruma sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bazen de kuşlar tedirgin edici hoşa gitmeyen ortam ve/veya durum karşısında da tüyleriyle uğraşırlar. Böylece bu durumu görmemezlikten gelmeye çalışırlar. Bu görmemezlikten gelme davranışı ile özel durumlarını potansiyel düşmandan ve kızışmış bir eşten saklamış olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kemirme:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlar tam kemirgen hayvanlardır. Bunun için çok uygun olan gagalarıyla buldukları her şeyi kemirmekten büyük keyif alırlar. Onların bu güdüsünden hiçbir şey korunma altında değildir, duvarlar, duvar kâğıtları, kitaplar, perdeler, çerçeveler vb ya bu durumu hoşgörüyle karşılar ve onlara zarar verebilecek zehirli olabilecek veya önemli evraklarınızı ortadan kaldırırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taze dallar, kraker, ağaçkabuğu, şişe mantarı vb gibi ikramlar esaret altında olan sultanlara bu güdülerini yaşama imkânı vereceğinden bunlar vermek çok önemlidir. Aynı zamanda bu sayede sağlıklı ve yaşamı için gerekli besleyici maddeleri de almış olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyun:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlar çok oyuncudurlar ve zillerle, topla, salıncak veya benzeri oyuncaklarla oynamaya bayılırlar. Doğal olan oyuncaklardan aldıkları keyif çok daha büyük olduğundan dallardan, iplerden ve işlenmemiş tahtalardan yapılan oyuncaklar onlar için çok uygun ve mutluluk verici olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlar ve Muhabbetler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iki tür aslında bir arada beslenerek barındırılabilir. Fakat şu da bir gerçektir ki, muhabbetler sultanlara kıyasla daha hareketli sevecen kuşlardır. Bu da ortamı huzursuz etmelerine sebep olur. En zor olan da eğer aynı ortamda üretiliyorlarsa ortaya çıkar. Çünkü muhabbetler kendi yumurtlama ve sultanların yumurtlama evrelerinde agresif olacaklardır.&lt;br /&gt;Bir sultan ve muhabbet tekil olarak bir arada asla beslenmemelidir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almadan önce bilinmesi gerekenler –sorulacak sorular-:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Alerji veya benzeri durumlar – evde yaşayanlarda alerji veya benzeri bir durum var mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşlar ufak tüyler dökerler ve bu da alerjik reaksiyonlar ve solunduğunda problem yaratabileceğinden özellikle yatılan odada beslenmeleri kesinlikle sakıncalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir pet bir eşya olarak görülmemelidir&lt;br /&gt;Bir köşeye atılmamalıdır&lt;br /&gt;Ve keyfine göre davranıp geri vermek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi asıl konumuz sultanlar olduğundan onlara ilgili gereken kısımlar cevaplayalım ki sultanlar sosyal yaşam şekli olarak papağanlara çok yakın olan bir tür olduğundan onlarda dikkat edilmesi gereken bir hayli durum vardır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pelüş oyuncak versiyonu bir pet alacağım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman sultan almayın sultanlar bir kuş türüdür yani pelüş oyuncak değildir özellikle çocuklar için uygun değildirler çünkü sultanlar sıkıştırılıp sıkılmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daima çift olarak bakılmalıdırlar. İnsan kesinlikle ona bir eş olamaz –kendi türdeşinin yerine geçemez- her ne kadar yapısı gereği uysalda dursa alırken çift olarak almanız gerektiğini hesaplayın.&lt;br /&gt;Geniş yeriniz olmalıdır bu ne demek demeyin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar kafes kuşları değildir çünkü gerçi kim ufak bir duşa kabın boyutunda bir yerin oturma odasında işgal edilmesinden memnun olur ki ama eğer onlara oda içinde bir salma yapamıyorsanız o zaman mutlaka (ki hayvanları koruma yasasına göre de bu şarttır) içinde bulundukları kafes -2 sultan için – 100cmx50x100 ölçülerinde olmalı fakat böylede olsa günlük düzenli açıkta kalıp uçmaları da gerekecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani yer lazım köşe değil! Sultanlar pisletirler yerken yemek saçarlar etraflarına, temizlenirken uçarken tüy dökerler ufak veya büyük bunlarda oda da uçuşacak odayı pisletecektir. Birde doğal yapılarından kaynaklanan beyaz tozları vardır onlarda oda da bol miktarda olacaktır. Uçarken etrafa tuvaletlerini yapacaklardır yani tuvalet eğitimi diye bir şey mümkün değildir. Almadan önce bunla yaşayabilir miyim demelisiniz kendinize!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde kendileri yemek ve içecek alamayacaklarından!&lt;br /&gt;Daima temiz su ve yem vermelisiniz&lt;br /&gt;Vitamin ve mineral takviyesi yapmalısınız.&lt;br /&gt;Tatilde iseniz 1–2 gün idare edecek miktarı tedarik etmelisiniz 1 günlük geziler sorun olmaz sultanlarda.&lt;br /&gt;Temizlik ve hijyen de önemli bir konudur sultanlar için:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafes/salma altı daima temizlenmeli ve mümkünse kuş kumu konmalıdır (yoksa talaş, kuş toprağı deniz kumu, çim samanı da olabilir). Bu daima değiştirilmeli ki bakteri oluşumu engellensin diye. Tünekler de sık aralıklarla sıcak suyla yıkanmalı yem kapları daima temiz tutulmalı ve artık yemler günde 2 kere atılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlar oyalanmayı değişikliği severler o yüzden buna zaman ayırmalı sizin olmadığınız zamanlarda meşguliyet olacak ağaç tünek dallar veya oyuncakları olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlar çok zekidir fakat kendilerine kural koyulmasını sevmezler. Genel olarak konuşmayacaklardır fakat tek tük kelime öğretme şansınız var fakat buda epeyi bir uğraş ve zaman alır. Ehlileştirmek konusunda eğer elinizden yem yemeye ve hemen uçup kaçmıyorsa o zaman epeyi bir yol kat etmişsiniz demektir. Çünkü genelde en çok başarılan parmağa konmasını sağlamak oluyor.&lt;br /&gt;Demek oluyor ki sultanlar egonuzu tatmin etmeye yaramazlar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlar ötüşü güzel (kanarya gibi) kuşlar değildir daha çok bağıran ve gürültücü bir türdür ve komut üzerine de susmazlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları sürekli izlemek gözlemek lazım ki en ufak bir değişimi fark edip sağlıklarını kontrol edebilin bunlar hastada olabilecek bir türdür böylece veterinere gitmek gerekir buda masraf oluşturur yani masrafı da olan bir türdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sultan iyi hallerde 20 sene yaşayacaktır bunu asla unutma alırken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda sayılan tüm maddeler bir sultan için yapılması gerekenlerdir o yüzden iyice düşünün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evdeki ilk gün:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uygun şartları – ortamı – hazırlamışsak eğer şimdi iş aldığımız sultanın bize alışmasını beklemeye gelmektedir. Onlara bunun için sakinlik ve zaman vermemiz lazım. Çünkü onun için her şey çok yeni ve üstüne birde gözüne büyük gelen insan tehlikeli gözükmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu görünmez olacağız anlamına gelmemeli tabi ki. Salma veya kafese 1–2 metrelik mesafe kalacak şekilde sakince (dikkatli) yaklaşmalıyız. Kafes sizin ona tepeden bakacağınız veya size tepeden bakacağı bir şekilde değil de göz hizasında monte edilmeli (konulmalı). Sakin ve sevecen bir ses tonuyla konuşmalıyız sultanımızla. Bağırmak veya abartılı yüksek volümde konuşmak kesinlikle yanlış nitekim sultanın etkilenip kaçacak alanı yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlar kesinlikle günlük yaşam alanında bulundurulmalıdır. Çünkü böylelikle nerede olduklarını ve bu aileye – ortama – kimlerin dâhil olduğunu daha çabuk kavrayacaklardır. İlk etapta çocukları uzak tutmakta fayda var çünkü bunlar bilinçsiz olduğundan kafesin üstüne vurabilirler ve buda sultanlarda şok etkisi yapabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük yem ve su tazele işlemi mümkünse ilk zamanlar hep aynı kişi tarafından yapılmalı ve hatta bu kişi hep aynı renkte (veya aynı) kıyafetleri giymeli böylece şahsı tanımaları ve her seferinde yadırgamamaları sağlanmış olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süre ortamı tanıyıp alıştıktan sonra, oda içinde serbest bırakabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serbest bırakıldıklarında dikkat edilecek hususlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*camlar kapalı olmalı&lt;br /&gt;*zehirli olabilme ihtimaline karşı oda bitkileri (salon çiçekleri) çıkarılmalı&lt;br /&gt;*ortada varsa kablo veya benzeri şeyler kapatılmalı.&lt;br /&gt;*perdeler (takılma ihtimali için) düzeltilmeli.&lt;br /&gt;*dolap arkaları boşluklar kontrol edilmeli.&lt;br /&gt;*çekmeceler kapatılmış olmalı&lt;br /&gt;*kutu vb şeyler kapatılmış olmalı&lt;br /&gt;*kül tablaları kaldırılmalı&lt;br /&gt;*varsa sinek veya benzeri hayvan tuzakları kaldırılmalı&lt;br /&gt;*banyo tuvalet kapıları kapatılmalı – klozetler tehlikelidir çünkü.&lt;br /&gt;*geniş cam alanlara mutlaka uyarıcı yapışkan konulmalı ki uçarken bunlara çarpmaları önlenmiş olsun.&lt;br /&gt;*kafese geri dönmeleri açısından dışarıda ulaşabilecekleri bir yere yem konulmamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğul beslendiklerinde bile sultanları ele alıştırmak ehlileştirmek gayet mümkündür. Önemli olan kuşun güvenini kazanabilmektir çünkü böylece acil durumlarda hastalıklarda veya davranış bozukluklarında müdahale imkânı olabilecektir. En iyi alıştırmada sevilen bir yem vb ikram etmek olacaktır. Ufak parçalı ikramlar ele alışmayı daima kolaylaştırır böylece kuş elin kötü olmadığını kavrar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yem kavramı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle minareler ve öğütücüler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanların kaslı bir mideleri vardır bu nedenle de yediklerini öğütebilmek için mineral öğütücülere/taşlara ihtiyaç duyarlar. Bizlerin anlayacağı kavramda mide asitleri yoktur. Mide bir sıvı salgılar ve bu sıvı salgılandıktan donarak bir sürtünme alanı oluşturur bunla beraber mineral taşları ile yem öğütülmüş olur. Bu yüzden mutlaka minareler, deniz kabukları mürekkepbalığı kemiği gibi şeyler yeme karışık veya ayrı olarak verilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük yem (karışım yem) ne demek:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek tip denen yem piyasada satılan veya kendiniz karışım olarak hazırladığı karma yemdir. Ve sultanlara her gün verildiğinde yeterli olandır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ek besin ne demektir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu değişiklik olsun diye verilen yiyecekler anlamına gelmektedir. Tek verilen tohumlar, dal darı yanı sıra karışım olanlarda vardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yem eklentisi ne demektir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kelimeden de anlaşılacağı gibi yeme eklenen türlerdir. Yani suya eklenmesi gereken vitaminler, yapılandırıcı geliştirici ürünler ve çimlendirilmiş tohumlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız unutmamamız gereken önemli noktada günlük düzenli verilmesi gereken taze yeşil sebze ve meyvelerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çerezler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Piyasada değişik çeşitlerde çerezler bulmak mümkün faka biz bunları içerik olarak verilen meyve ve tohum oranları düşük ve sağlamlaştırmak için kullanılan şeker oranı yüksek olduğundan önermiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür çerezleri çubuk veya krokan şeklinde kendinizin evde yapması ve böylece içeriği sağlıklı bir şekilde ayarlaması gayet mümkün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür çerez sunmak gereklidir sultanlara çünkü böylece yemi yemek için uğraşırı ve bu uğraş esnasında hem eğlenir hem de hareket halinde olur birde bunun yemini diğerlerine karşı müdafaa et duygusu açısından da önemi büyüktür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız dediğimiz gibi bunlar ara sıra verilen yemler gurubundadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su/içme suyu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su günlük taze olarak verilmelidir. Ve verilen kaplar kolay temizlenen cinsten -cilalanmış seramik, porselen veya çelik kaplar olabilir – olmalıdır. Yem içine karıştırılması dışında verilmesi gereken vitamin, güçlendirici, minareler vb suya da katılabilir hem böylece gün içinde eşit oranda alımları da sağlanmış olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Banyo:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultanlar banyo yapmayı çok severler bu nedenle de bu imkân onlara sıkça verilmelidir. Bunun için piyasada satılan hazır banyolukları kullanabilir, evde olan uygun bir kaptan faydalanabilirsiniz. Ayrıca satılan sprey aletlerinden de bu işlem için faydalanmak mümkün, spreyle gözlerine ve kulaklarına dikkat ederek (yağmur yağar gibi) sultanınızı her gün veya haftada en az 2 kere düzenli spreyleyebilirsiniz. Banyo suyu olarak ılık duru su kullanılmalı sadece ve banyo sonrasında da kuş kendi halinde kuruyabileceği mümkünse şayet güneş alan bir köşeye konmalı. Özellikle banyo saatleri öğlen ortamı sıcak/ılık olduğu zamanlarda yaptırılmalı ki kuş ıslak kalıp hastalanmasın ve kurusun. Kış aylarında havaların daha soğuk olduğu zamanlarda ise banyo yaptırmadan önce oda ısısı mutlaka kontrol edilmeli ve kuşun kuruyabileceği üşütüp hasta olamayacağı bir şekilde ayarlanmalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-6261267180472298358?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/6261267180472298358'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/6261267180472298358'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/sultan-papagan-nymphicus-hollandicus.html' title='Sultan Papağanı (Nymphicus Hollandicus )'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-EhP-yS2GI/AAAAAAAABfE/cw5YsBhfTiQ/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-1191271662180160262</id><published>2010-08-04T15:21:00.000-07:00</published><updated>2010-08-04T15:21:00.476-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kus-irklari'/><title type='text'>MUHABBET KUŞU</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-Cdrm_1hPI/AAAAAAAABek/4hQckxJfiE8/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-Cdrm_1hPI/AAAAAAAABek/4hQckxJfiE8/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467543320156013810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Magazanızdan  kuş alacak ve konuşturmaya niyetliyseniz kuşu olabildiğince yavru almalysınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İdeali yuvadan çıkmasına müteakip 1–2 haftalık olanıdır. Seçtiğiniz kuşun altına bakıp popo tarafının temiz, pislik olmaması sağlığının göstergesi bakımından önemlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuş hareketli olmalı. Kefesin bir köşesinde sessiz sakin oturan kuşlardan uzak durmalıdır. Erkek kuşun en belirgin özelliği gagasının hemen üzerinde burun deliklerinin bulunduğu yerde küçük bir bölgede pembemsibir renk vardır. Bişi kuşda ise grımsi bir renk bulunur.Dişi kuşta ise bu renk kahverengidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu renk kuş büyüdükçe erkek de mavi,dişide ise kahverengiye döner.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok önemli bir not. Yavru muhabbet kuşunun kafasının üstünde yatay çizgiler vardır. Yavru büyüdükçe Bu çizgiler kaybolacak, bununun üstü alın tarafı renginin canlı ve parlak rengini alacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-1191271662180160262?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/1191271662180160262'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/1191271662180160262'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/08/muhabbet-kusu_04.html' title='MUHABBET KUŞU'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-Cdrm_1hPI/AAAAAAAABek/4hQckxJfiE8/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-5216375019132865091</id><published>2010-08-04T15:17:00.000-07:00</published><updated>2010-08-04T15:17:00.715-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kus-irklari'/><title type='text'>MUHABBET KUŞU</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CdPpKVcPI/AAAAAAAABec/yI-PDc75m3w/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CdPpKVcPI/AAAAAAAABec/yI-PDc75m3w/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467542839700582642" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Saniyede 150 resim muhabbet kuşları, objeleri, tıpkı insanlar gibi renkli algılarlar. Kafalarının her iki yanındaki gözleri sayesinde çok geniş bir alanı görebilirler. Gözleri birbirinden bağımsız hareket edebilir ve arkalarını yukarda olup bitenleri görebilir. Saniyede 150 resmi algılar. Buna karşılık insanların 16 resmi algılayabildiklerine dikkat çekmek isteriz. Bu kuşların hızlı uçması nedeniyle görmeleri hayati önem taşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teyp gibi iyi duymak kuşar için hayati öneme haizdir. Çagırma ve ötüş kuşların iletişim kurmada en önemli aracıdır. örnegin 400–20000 arasındaki ses frekansını algılayabilirler. Tıpkı teyp gibi, belirli sesleri hafızaya alırlar. Onları tekrar kullanabilirler. Bizim dilimizdeki kelimeleri kullanabildikleri gibi doğadaki kendi aralarındaki iletişimde de bu duyu özellikleri önem taşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Titreşime duyarlı muhabbet kuşları iyi bir dokunma duyusuna sahiptirler. Kuluçkadaki dişi kuş yumurtadaki yavru kuşun hareketlerini karnı ile hissedebilmektedir. şüphesiz muhabbet kuşunun en iyi dokunma duyusu titreşim duyusudur. Bu da ayaklarının titreşimi algılamasıdır. Bu duyu organı ile yem arayışında bir yılanın tehlikesine karşı uyarılmış olur. Evcil kuşların kendilerini bazı seslere alıştırması gerekir. örneğin ağır vasıtaların geçiş seslerine ve son zamanların korkusu deprem gibi seslere alıştırılabilir. Bu sesler gece panik yaratır. sık sık kuşlar korkutulmamalı. örneğin titreşim gösteren araçlardan buzdolabı üstü gibi yerlerden uzak tutmalydır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazıları tatlı sever kuşların tat alma duyusu insanlarınkine eşdeğer değildir. Yine de farklı tat alma duyusuna sahiptirler. Bazıları tatlı algılarlar ve her şeyi tuzlu severler. Hatta tuz tanelerini gagalarlar. Bazı muhabbet kuşları tatlı yiyeceklere saldırırlar. Ancak muhabbet kuşları tatlı ve tuzlu yiyeceklerden uzak tutulmalıdır. Fakat yine de bazı tatlı yiyecekler mesela bir kek parçacıgı tabaktan dökülen tuz tanelerinin birazının yenilmesine izin verilebilir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-5216375019132865091?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/5216375019132865091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/5216375019132865091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/08/muhabbet-kusu.html' title='MUHABBET KUŞU'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CdPpKVcPI/AAAAAAAABec/yI-PDc75m3w/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-5769650537553452481</id><published>2010-08-04T15:14:00.000-07:00</published><updated>2010-08-04T15:14:00.258-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kus-irklari'/><title type='text'>MUHABBET KUŞU SAĞLIK</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CciIP5xdI/AAAAAAAABeU/o6ddUe1MOKk/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 328px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CciIP5xdI/AAAAAAAABeU/o6ddUe1MOKk/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467542057771451858" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Muhabbet Kuşu Hastalıkları ve Korunma Yöntemleri &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MANTAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirtileri, kuşlar bitliymiş gibi tiftiklenirler, tüylerde dökülme olur, vücudundaki kellikler ve görünen yerlerde, kızarıklıklar, pullanma gözükür ve bulaşıcıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NİZORAL ŞAMPUAN : Şampuan köpürtülerek suluklar, mamalıklar, yemlikler ve kafesin her köşesi yıkanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NİZORAL TABLET : 1 litre suya 1 tane hap atılır. 7 gün devamlı verilir. Her gün içme suyuna, taze olarak karıştırılır. Eczacının hazırladığı aşağıdaki solüsyon, açıkça gözüken kızartıların, beneklerin, pullanmaların üzerine pamuklu çubuk vasıtası ile 7 gün haricen sürülür. İyot solüsyonu 100cc olarak hazırlanacak, içine 50cc su ve 2 tablet Rabenzole atılıp, karıştırılacak ve pamuklu çubukla sürülecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİNDİRİM SİSTEMİ BOZUKLUĞU :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlış beslenme ve mikroplu gıdalar vasıtasıyla hayvanı yavaş yavaş hasta eder. Karın altındaki damarlar yeşil olmaya başlar, kızarıklıklar meydana gelir ve hafif kararma olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SOLUNUM YOLLARI BOZUKLUĞU :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayvan boğazına bir şeyler takılmış gibi ağzını açıp kapatır; kuyruğundan nefes alıyormuş gibi kuyruğunu sallar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEDAVİSİ : İçme sularına tedavi süresince vitamin konur ve her gün ağza 1-2 damla %2,5 Baytril 5 gün süre ile damlatılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not : Antibiyotik tedavilerinde verilen süreye uyulması gerekir. Yoksa ileride bağışıklık kazanan hayvan tedaviye cevap vermez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KURUMA :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hastalık halsizlik ve göğüste kuruma olarak çoğunlukla ölüm halinde görülür. Kesin tedavisi olan bu ilaçlarla aynı zamanda yukarıda Baytiril’in çözemediği problemler için de etkilidir. Yani çok geniş etkili birçok hastalığa iyi gelen bir antibiyotiktir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biteral tablet : Bir tablet 8 eşit parçaya bölünür, bir parça bir sulukta eritilerek 8 gün boyunca kuşlara verilir. (Her gün 1/8 verilir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇİÇEK :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşçuluk için Veba dır. En belirgin özelliği, kesin ve çabuk kitlesel ölümlerdir. Çok çabuk bulaşır ( 7-8 gün içinde). Gaga, göz çevresi ve ayaklarda gözükür. Hastalanan kuş aşısı yapılmazsa 8 günde, ağzını aça aça, kuyruğunu sallaya sallaya ölür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiçek hastalığı virüstür. Tedavisinde antibiyotikler faydalı olmaz.Tek yapılacak şey kümese yabancı kuş getirmemek, ziyaretçileri yasaklamak,eğer kümese ziyaretçi almak zorunda iseniz üst baş değiştirmek ,en azından üzerine önlük,başına şapka giydirip ayakkabısını çıkartıp terlikle sokmak gerekir. Kümesi temiz tutup sık sık değişik dezenfektanlarla yerleri duvarları ve malzemeleri temizlemek gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanareien Pocken adlı bu aşı yurt dışından getirilmektedir. Yavru en az 6 haftalık olmalıdır. Hastalık olsun olmasın senede bir kez bütün kuşlar aşılanmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye de hemen her kümeste çiçek mikrobu bulunur. Bu mikrop sıcak ve nemli yerler de salgın yaratır. Bu yüzden her yetiştirici 10. ayda mutlaka aşı yaptırmalıdır. Unutmayalım ki bu savaştan sadece aşı yaptırarak başa çıkabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AYAK ŞİŞLİĞİ :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastalığın belirtileri şunlardır : kuşun ateşi çıkar, ayak bileklerinde şişmeler görülür, parmaklarını kapatamaz hale gelir ve ayak tabanlarında şişmeler ve yaralar görülür. Bu hastalığın tedavisinde “Teramycn” merhem kullanılabilir. ¼ Aspirin toz haline getirilip merhemle karıştırılır, haricen sabahtan ayaklara, tabanlara sürülür. Akşamda saf vanodin e kuşun ayakları sokulur ve ağızdan 1, 2 damla baytril damlatılır. Bir hafta süreyle bu tedavi sürdürüldüğünde kuşta gözle görülür bir iyileşme gözlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSHAL :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mikrobik ve gıdaya bağlı olmak üzere iki türlüdür. Mikrobik olmayan ishalde diyet uygulanır; Mama, yumurta verilmez sade ince yem ve yulaf verilir. Mamalıkta sürekli haşlanmış patates bulundurulmalı ve kaybettiği su kaybı için marulun kart yapraklarından veya ıspanak çok az olarak verilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mikrobik ishalde, kuşun pisliği tahlilinde çıkan sonuca göre ilaç tedavisi uygulanmalıdır. Bazı ishal ilaçları ise şunlardır: sulfamazettin, koksidin, niflodin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İshali önlemenin en önemli yöntemi, kafes/kümes ekipmanlarının temizliği,temiz su kullanımı , temiz mama ve yem kullanımı ile mümkündür. Haspır ve benzeri tohumlar elenmeli,temiz kuru bir yerde muhafaza edilmeli ,zaman zaman koklanıp kokusunun normal olup olmadığı tespit edilmelidir. Küf kokusu olan tohumlar asla kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KIRIK VE KANAMALAR :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayağı kırılan kuşa pamuk takviyeli bilezik takılarak kuşun kırık ayağı alçıya alınır. 10 gün içinde ayağın kaynadığı ve kırılan ayağın hiç aksamadığını görürsünüz. Bazı yetiştiriciler kırılan ayağa bant saramaya çalışırlar, hem zordur hem de yanlış kaynamalara sebep olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KANAYAN YARALAR :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde ur keserken ve ur düştükten sonra kanamalarla çok sık karşılaşılır. Kuşun yaraya tetrat (insan için) kapsülü içindeki toz dökülür. Hem antiseptik vazifesi görerek mikrop kapmasını engeller hem de kanı durdurur. Kanamayan tahriş olmuş, yapa derisi kalkmış yaralara da teramisin merhem sürülmesi tavsiye edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞTAHSIZLIK :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELİRTİLERİ : Kuşda yem yemeye karşı genel bir isteksizlik ve durgunlukla kendisini belli eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEDENLERİ : Çoğunlukla kuşun daha önce alışık olduğu yemin dışında bir besin rejimi uygulanması veya tekdüze bir yemle beslenmesi ile görülür. Bundan başka bazı hastalıklara bağlı olarak görülen iştahsızlıklar da vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEDAVİSİ : Kuşun arzu ettiği yemlerin verilmesi,çok bölmeli yemliklerde çeşitli yemler sunularak seçiminin kanaryanın tercihine bırakılması ,iştah açıcı yeşillik ve meyvelerin verilmesi yararlıdır.İştah açma amacıyla hazırlanmış kanarya şuruplarından yararlanmak mümkündür.Eğer iştahsızlık belli bir hastalığın etkisiyle ortaya çıkmış bulunuyorsa,öncelikle onun ortadan kaldırılması gerekecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HALSİZLİK :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELİRTİLERİ : Kuşun son derece halsiz,güçsüz ve mecalsiz olmasıyla eski hareketliliğini,canlılığını kaybetmesiyle,ötmeye ve yeme karşı hissedilir oranda isteksiz davranmasıyla tanınır.Hastalığın ilerlemesi halinde karın derisinin rengi koyulaşır,kırmızı ve hatta giderek mor bir renk alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEDENLERİ : Kötü yaşama koşulları , kötü isli dumanlı,sigara kokulu,havasız yerler,tek yanlı ve yetersiz beslenme soğuk algınlığı ile ilişkili hastalıklarda çok uzun süren devrelerde , bu devreler içinde beslenme bozuklukları zafiyetin nedenlerinden sayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEDAVİSİ : Kuşun elverişli koşullara kavuşturma ve iyi bir beslenme sağlama alınacak başlıca önlemler arasında yer alır.Bu amaçla kuşu temiz havalı,ışık alan,rutubetten uzak,ısısı normal bir yere alınır.İştah açıcı yem ve yeşillikler,meyveler,karma yemler,kuvvet mamaları ile dengeli bir beslenme sağlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BRONŞİT :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELİRTİLERİ : Bronşitli kanaryada gözlenebilecek en belirgin araz,solunum güçlüğü,sık sık nefes alma ve soluk alırken duyulan hırıltıdır.Hastalığın ilk devrelerinde yüksek ateş görülür, eğer önlem alınmazsa hastalık kuşların ölümüne yol açabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEDENLERİ : Şiddetli üşütme ve soğuk algınlığı sonucunda ortaya çıkan, solunum yollarının iltihapla tıkanması şeklinde tanımlanması mümkün olan bir hastalıktır.Soğuk algınlığına ve nezleye neden olan etkenlerin erken önlem alınıp giderilmediği taktirde bronşite dönüşme olasılığı kuvvetlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEDAVİSİ : Tedavisi,soğuk algınlığı ve nezle tedavisine paralel özellikler taşır.İlk önlem olarak kanarya daha sıcak bir yere taşınır.Gagası açılarak bir damla bal damlatılarak susaması sağlanır.Suyuna bir damla TERRAMCINE damlatılmış ve ılıtılmış su verilir.Nezlede olduğunca B ve C vitaminlerinin direnç artırıcı ve iyileştirici etkisinden yararlanılmalıdır.Bu amaçla vitamin ihtiva eden ampullerden bir damlalık aracılığıyla birer damla alınarak içme sularına TERRAMYCINE ile birlikte damlatılmasından fayda görüleceği kuşkusuzdur.Kaynatılmış keten tohumu suyu da bu hastalıkta yararlanılan şifa verici bir ilaçtır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASTIM :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELİRTİLERİ : Kuşun soluk almada zorluk çekmesi,sık sık ve hırıltılı soluması ile kendini belli eden bir hastalıktır.Astımlı kuş ötmeye karşı isteksiz ve ötüş kalitesinden çok şey kaybetmiştir.Genellikle uzun süren bronşitlerden sonra ortaya çıkması tanıtıcı bir niteliğidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEDENLERİ : Yerleşmiş nezle ve bronşitin,bakımsızlık,kirli ve dumanlı hava tozlu yem ve tozlu ortam gibi elverişsiz koşullar ve tedavisizlik gibi etkenlerle solunum organlarında kronik,iyileştirilmesi güç bir rahatsızlığa dönüşmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEDAVİSİ : Maalesef kronikleşmiş durumlarda kesin bir tedavi yoktur. Hastalık henüz bronşit halinde iken veya hastalığın henüz başlangıcında iken yukarıda sayılan elverişsiz koşulların ortadan kaldırılması iyi ve sürekli bir bakımın sağlanmasıyla önlemek mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Astım başlangıcı da iken,bronşit tedavisinin yanı sıra mentol , nane ruhu okaliptüs buğuları yapılması soluk açmada ve iyileşme sürecinin kısaltılmasında yararlı olur.Buğulama şu şekilde uygulanır.Sıcak bir tuğlanın üzerine oturtulan madeni kap içindeki kaynar suya adları anılan soluk açıcılardan biri damlatırılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Astımlı kuşun bulunduğu kafes bu kabın yanına yerleştirilir ve her ikisinin üzeri tek bir örtüyle örtülerek,hasta kuşun bundan en büyük yararı görmesi sağlanır. Bu arada soluk açıcı ilaçların kanaryanın rahatsız olacağı ölçüde fazla damlatılmamasına dikkat edilmelidir.Kronikleşmiş astımlarda hazır olarak satılan astım ilaçlarından da yarar sağlamak mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEZLE :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELİRTİLERİ : Kuşunuzun  burnunda ve gözlerinde bir akıntı görüldüğünde, bunun nezlenin ilk ve temel belirtileri olarak kabul edilerek derhal tedaviye başlanılması gerekir.Hastalık ilerledikçe burnun tıkandığı,gözlerin çapaklandığı ve kanaryanın soluk almakta zorluk çektiği görülür.Eğer önlem alınmazsa ağır oksijen yetersizliğinin ve mikrobik olan nezlenin yaptığı yüksek ateş sonucunda kanaryanızın ölmesi söz konusu alabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEDENLERİ : Mikrobik olması nedeniyle başka kuşlardan  geçmesi mümkündür.Bununla birlikte yukarıda değindiğimiz soğuk algınlığına bağlı olarak üşütme sonucu oluşması daha yaygın olarak gözlenen bir haldir.Ani ısı değişiklikleri ve bazen de akşamüstleri yaptırılan banyo sonucunda ıslak veya nemli tüylerle bir gece geçiren kuşun şiddetle üşüterek nezleye tutulduğu çok görülmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEDAVİSİ : İlk önlem olarak kuşu ısıca daha yüksek bir yere alınmalı ve eğer başka kuşlarla birlikteyse onlardan ayrılmalıdır.Gözlerdeki çapaklar ve akıntı asit borikli suyla silinmeli soluk almakta zorluk çektirecek oranda bir burun tıkanıklığı varsa,tuzlu suya batırılmış küçük bir tüy parçası burun deliklerine sokularak bu tıkanıklık giderilmelidir.Bundan sonra burun çevresi ve gözlere SIGMAMYCINE merhemi sürülmeli,ancak burun deliklerinin tıkanmamasına ayrıca özen gösterilmelidir.B ve C vitamini yüksek besinlerin verilmesinde suyuna bal karıştırılarak vücut direncinin artırılmasında yarar vardır.Bu arada hastalık geçinceye kadar suyuna her gün bir damla TERRAMYCINE konulmalıdır.Hastalık arazları kaydolduktan sonra kafesin sodalı sıcak sularla veya asit borikli suyla güzelce yıkanıp güneşte kurutulması mikropların öldürülmesi açısından yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ROMATİZMA :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELİRTİLERİ : Romatizmalı kuş,tünek üzerinde tutunamaz,düşer. Yürümekte zorluk çektiği, yürüyemediği, düştüğü yerde kaldığı, ayağa kalkamadığı görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEDENLERİ : Nem oranı yüksek serin ve rutubetli yerlerde sürekli yaşamak zorunda bırakılan kuşlarda, banyo yapıp geceyi ıslak veya nemli tüylerle geçirmeyi bir alışkanlık haline getiren kuşlarda görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEDAVİSİ : Hastalığın oluşmasına olanak tanımamak,hastalığı tedaviden çok daha kolay olduğu için,yukarıda alınan sakıncalı durumları yaratmamak ve romatizmaya meydan bırakmamak en iyisidir.Bununla birlikte hastalıklı kanaryanın içinde bulunduğu sakıncalı ortamdan kurtarılması,serin havalarda banyo yapmasına izin verilmemesi,geceleri ıslak ve nemli tüylerle bırakılmaması alınacak ilk önlemlerdir.Kafesin güneş gören bir odada güneş ışınlarının direkt vurmadığı bir yere asılması,kafes tabanının sürekli olarak kuru kumlarla örtülü olması ve kafesin nemli bırakılmaması yerinde bir tedbirdir.Tedavi olarak kuşun ayakları saf alkolde eritilmiş kafuru ile ovulmalı ve her gün tazelenen içme suyuna çeyrek aspirin eritilerek verilmelidir.Bu arada,içine balık yağı bulunan kuvvet mamasından da yarar beklenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SES KISIKLIĞI :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELİRTİLERİ : Kuşun ötüşün azalması,sesin kısılması veya tümüyle kaybolması ile tanınır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEDENLERİ : Ses kısıklığının nedenleri çeşitli olmakla birlikte bunları bir kaç noktada toplamak mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-) Soğuk algınlığı,nezle,bronşit gibi rahatsızlıkların ses tellerini etkilenmesi,&lt;br /&gt;2-) Aşırı ötme,sürekli ötme sonucunda ses tellerinin arızalanması&lt;br /&gt;3-) Aşırı korku,panik ve şok hallerinin sonucunda ses kaybı&lt;br /&gt;4-) Ötücü kanaryaların yanlış beslenme sonucu seslerini yitirmeleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEDAVİSİ : Doğal olarak yukarda anılan değişik nedenlere bağlı olarak görülebilen her ses kısıklığı veya ses kaybı olayında ayrı bir tedavi önlemi uygulamak gerekir.Bunlar yine aynı sıra içinde tek tek ele alalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-) Soğuk algılığı,nezle,bronşit gibi rahatsızlıklarda ses tellerinin etkilenmesi sonucunda oluşan ses kayıplarında,anılan hastalıklarda alınan hastalıklarda alınan önlemler aynen uygulanır.Bunun yanı sıra gagasından günde bir iki damla çiğ taze yumurta sarısı damlatmakta yarar sağlayacaktır.&lt;br /&gt;2-) Aşırı ötme sonucu ortaya çıkan ses kayıplarında hasta kanarya diğerlerinden ayrılarak,sessiz kendisini ötmeye teşvik edecek herhangi bir uyarıcının bulunmadığı,geldiği yere eş ısıda,cereyansız,havadar,huzur duyacağı bir odaya alınır.Kesin istirahatı sağlanır.Ses güçlendirici ve vitamin değerli besinlerle kuvvet mamaları verilir.Suyuna B ve C vitamini karıştırılır.&lt;br /&gt;3-) Eğer kuşunuz bir korku,bir panik veya bir şok sonucu sesini yitirmişse ikinci şokta görülen önlemler alınarak kanaryanın huzuru sağlanır,geçirdiği şoku atlatması beklenir.Bu arada sağlık yemlerinin bulunduğu karma yemlerden verilmesi sağlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen yanlış bir beslenme sonucunda da kanarya ses kısıklığı geçirebilir. Bu gibi durumlarda ses kısıklığına neden olan proteince yüksek besinler ve unlu yiyecekler kesilir.Daha düşük değerde besinler,sağlık tohumları,ötücü kanaryalara verilen özel karma yemler kullanılır.Başlangıçta kısa bir süre perhiz yaptırmak da yarar sağlayacaktır. Bütün bunlardan başka sık sık değindiğimiz kuşların hava akımlarına maruz kalması,soğuk suyla banyo yapması,soğuk su içmesi,rutubetli yerde bulunması, bulunduğu yerin havasının kirli,tozlu,dumanlı,sigara kokulu olması diğer olumsuz etkilerin yanı sıra ses kısıklığına neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AŞIRI YAĞLANMA :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELİRTİLERİ : Kuşun gözle görülür biçimde toplandığı hareketlerinin hantallaştığı ötme istek ve gücünün azaldığı,solunum güçlüğü çektiği görülür. Avuca alınıp karın tüyleri üflendiğinde derinin yağlı buruşuk bir görünüm taşıdığı görülür.Aşırı şişmanlığın üremede de bazı eksikliklere ve döllenme güçlüklerine,iktidarsızlıklara neden olduğu unutulmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEDENLERİ : Kuşkusuz başlıca nedeni dengesiz ve aşırı besleme,proteince zengin ve unlu besinlerin gereğinden fazla verilmesidir.Bunun yanı sıra kanaryaya hareket etme olanağı tanımayan küçük kafesler de aşırı yağlanma yapabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEDAVİSİ : İlk önlem olarak,kuşu daha geniş ve hareket etme olanağı bulabileceği büyük bir kafese alınır.Besin değeri yüksek ve yağlandırıcı , şişmanlatıcı besinler kesilerek bol oranda meyve ve yeşillik verilir.Bundan sonraki devrelerde yem konusunda son derece dikkatli kavranmak,kuşun yakabileceği oranda ve dengeli bir beslenme sağlamak gerekecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SOĞUK ALGINLIĞI :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELİRTİLERİ : Hafif soğuk algınlıklarında kuşların tüylerini kabarttığını bir köşeye çekilip tertop olmuş bir durumda,gözleri kapalı uyukladığını ötmediğini,yemediğini ve çevresiyle ilgilenmediğini görürüz.Ani ısı değişikliliği kanaryalarda soğuk algınlığı bir şok etkisi göstererek kanaryanın bayılıp tüneğinden düşmesine varan belirtiler ile ortaya çıkabilir.Karın derisi doğal rengini yitirip kızarır ve morarır.Bu belirtiler soğuk algınlığını belirlemekle birlikte,eğer iyi tedavi edilmez ve tüm arazlar giderilmezse bronşit,astım, zatürree ve hatta verem gibi hastalıkların başlangıcı olma özelliğini de taşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NEDENLERİ : Kuşlar duyarlı yapıya sahip varlıklardır.Gerçi 16-17 santigratlık sabit bir ısı sağlandığında sağlıkla yaşabilirler.Ancak 22-23 santigrat ısıdan bu derecelere ani düşüşlerde hastalanmalar olasılığı doğar. Gece ve gündüz arasındaki büyük ısı farkları veya kafesin sıcak odadan soğuk bir odaya odaya taşınması gibi nedenlerin yanı sıra soğuk suyla banyolar yaptırılan banyolar soğuk algınlığına neden olabilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEDAVİSİ : İlk önlem olarak kuşu normal ısıdaki bir odaya getirilir. Kuşun ağzı,ucu inceltilmiş bir tüy sapı ile açılarak bir damla kadar bal konulur.Bu bir damlalık bal kanaryayı susatacak ve su içme isteği yaratacaktır. Bu isteğini gidermek için içeceği suya bir damla kadar TERRAMYCİNE damlatıldığında ilk tedavi sağlanmış olur.Bu arada karma ve kuvvetli yem verilmemeli,kısa bir süre için haşlanmış patates kürü uygulanmalıdır.Doğal olarak bu süre içinde TERRAMYCİNE verilmeye devam edilmeli ve kanarya mümkün olduğunca sabit bir sıcaklıkta tutulmalıdır.Bu amaçla ilk günler için kafesin içine hava girmesine engel olmayacak yün bir örtü kullanılması ve kafesin bu örtü ile sıkı sıkıya örtülmesi yerinde bir tedbir olacaktır.Kuşunuzun biraz kendini toplayıp soğuk algınlığının kuvvetli etkilerini atmaya başladığında vitamin değeri yüksek besinlerle vücudun direnci artırılmalı ve bünyesi,besin değeri yüksek yemlerle takviye edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜY DEĞİŞİMİ (Karın Ağrısı):&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle belirtmeliyiz ki "tüy değişimi" bir hastalık değildir; her yıl bütün kuşların geçirdiği normal bir fizyolojik yenilenmedir. Ancak, iyi bir bakım ve beslenme olanağına sahip olmayan kanaryalar bu devrede zarar görmeye mahkûmdurlar. Temmuz ayı ile eylül ayı arasında geçirilen bu olay, kuşun iyi bir bakım altında ise hiçbir iz bırakmadan kolaylıkla atlatılır.&lt;br /&gt;O yılın yavruları olan genç kuşlar bu devreyi pek hafif geçirirler. Fazla tüy değiştirmezler. Bu nedenle de bünyeleri sarsılmaz. Daha iler ki yaşlarda bulunan kuşlar, önce kuyruk ve kanat, sonra vücut ve en son olarak kafa tüylerini değiştirerek yeni ve parlak tüylere sahip olurlar. Bütün bu oluşumun süresi normal olarak iki ay kadardır. Bu devre içinde kanarya son derece halsizleşir. Hareketliliği azalır, ötmez olur.Tüy dökümü süresince kuşlara çok iyi bakılmalı, soğuktan, hava akımlarından, ani ısı düşmelerinden titizlikle korunmalı, beslenmelerine büyük özen gösterilmelidir. Özellikle serin sonbahar gecelerinden korumak amacıyla geceleri kafes üstünün hava geçiren yün örtülerle sıkıca örtülmesinde yarar vardır. Tüy dökümü süresince, yeşillik ve meyveler azaltılır. Kenevir, turp ve hardal tohumu yemlerden çıkartılır. Kuvvet mamaları, kuşyemi, dan, marul tohumu ve keten tohumu verilir. Sularına, hastalıklardan korumak üzere Terramycine ve vitamin damlatılmasında yarar vardır. "CeDe Multivitamin", kuşların tüy atımını kolaylaştıran, bu süreyi kısaltan hazır bir vitamin olarak yarar sağlar.&lt;br /&gt;Kuşun tüy değişiminden çabuk çıkartmak için, bazı yetiştiricilerin karşı çıktığı, bazılarının çok tuttuğu bir yöntem vardır. Bizde Barbar Metodu adıyla anılan bu yöntem, tüy dökümü süresince kuşun, üzeri kalın bir örtüyle kapanmış bir kafesin içinde tutmaktan ibarettir. Kafesin altı temizlenmez ve beslenme çok az bir ışığın bulunduğu kafesin içinde, örtü altında sürdürülür. Bu örtü, kafesin içindeki ısıyı sabit ve kafesin içini karanlık tutar. Bu iki etkenin tesiri altında kuşun, tüy değişimini beş hafta içinde tamamlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARA TÜY DÖKÜMÜ:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirtileri: Kuşun vücudundaki tüyler (özellikle kafası ve boynundaki tüyler) dökülür. Eğer parazitten dolayı dökülme varsa sürekli bir kaşıntı da gözlenir. Kuşun halsiz, isteksiz olması ötüşünü kesmesi ve kafes içerisinde durgun olduğu gözlenir. Ancak dişi kuşun yumurta üzerinde yattığı dönemlerde göğüs altında görülen dökülmeler normaldir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sebepleri: Kuşlarda tüy dökümü pek çok nedenden olabilir.Normalde tüy dökme mevsimleri Ağustos, Eylül aylarıdır. Bu aylar dışındaki dökümlere "ara tüy dökümü " adı verilir. Kuşların ara tüye girmesi bir kaç sebepten olabilir.&lt;br /&gt;1- Eğer kuşunuzun bulunduğu yer hava almıyorsa yani kuşun sürekli kapalı bir ortamda kalmasından dolayı olabilir.&lt;br /&gt;2- Kuşa verilen yem ve yiyeceklerin çok kuvvetli olması sonucu hayvanın bünyesinin aşırı yüklenmesi olabilir.&lt;br /&gt;3- Sürekli değil ama aşırı dökülme varsa hastalık kapmış olması yada kaşıntısı varsa parazit gibi bir nedenden dol ayıda tüy dökebilir.&lt;br /&gt;4- Mevsimsiz tüy dökümleri yem ve mama değişikliğinden olabileceği gibi yer değişikliğinden de olabilir.&lt;br /&gt;5- Kuş kızgınlık dönemine geldiğinde de tüy dökebilir, özellikle 2 yıl gibi uzunca bir süre eşe atılmamışsa kuş sıkıntısından tüy dökebilir.&lt;br /&gt;Tedavi :Yukarıdaki sebeplerden kuşunuza uygun olandan sonuca ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;Kuşun tüyden çıkmasına yardımcı olmak için,&lt;br /&gt;1- Yemliklerden birisine kenevir tohumu, diğerine de normal kuş yemi koyularak bol bol marul türü yeşillik verilmeli.&lt;br /&gt;2- Banyosunu eksik etmemeli, banyo suyunu her sabah değiştirmeliyiz.&lt;br /&gt;3- Vitamin takviyesine ihtiyaç duyulabileceğinden CeDe Multivitamin adlı vitamin ilacından 15 günde suluğuna 4 damla verilmeli ve suluk iki günde bir değiştirilmelidir.&lt;br /&gt;4- Eğer yem veya mama değiştirildi ise eski kullanılan yeme veya mamaya dönülmelidir. Kuşun zayıf düştüğü bu dönemlerde bol bol yeşillik ve meyve ile birlikte karışık yem verilmesi iyi olur.&lt;br /&gt;5- Parazit durumunda ise parazit dökücü toz ilaçlardan kullanılmalıdır Haftada en az bir kere de banyo yapması sağlanmalıdır.&lt;br /&gt;6- Kuş havadar bir yere konulmalı ancak rüzgar alan esintili bir yere konulmaması da kuşun sağlığı açısından önemlidir.&lt;br /&gt;7- Eğer uzun süredir yalnız ise eşleştirmenizde kuşunuzun doğal sağlığı yönünden faydalı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAŞINTI VE BİTLER:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirtileri: Kuşun sürekli kaşınması, gagası ile tüylerini sıkıştırmaya çalışarak didiklemesi, tüylerini kabarık tutarak sürekli silkinmesi ve gövdesini bir yerlere sürtmeye çalışması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sebepleri: Kuşun gövdesinde, tüylerinin arasında gözle görülebilen koyu renkli çok küçük canlılar var ise bunlar kaşıntıya neden olan asalak hayvanlar yani bitlerdir. Kuşların en büyük zararlılarındandır. Kuşu elimize aldığımızda kanat altı ve ense tüylerini hafifçe üflersek bitleri rahatça görebiliriz. Bu bitler kuşun geldiği yerden, başka bir hayvandan yada yeni alınmış bir kafes aksesuarından gelebilir. Eğer yavru ve yuva varsa bu kısımlarda kontrol edilmelidir.Aşırı oranda üredikleri zamanlarda öldürücüdürler. Bitleri gündüz faaliyette görme olanağı yoktur. Bunlar geceleri ortaya çıkarlar. Eğer kuş besleyen kişi biraz ihmalkâr yaradılışlı ve dikkatsizse, hızlı bir üreme sonucunda kuşuı bir felâketle karşı karşıya kalacaktır. Çünkü bitler çok küçük olmaları nedeniyle pek kolay görülmezler, buna karşın büyük birer kan emicidirler. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında üreme sonucu çok çabuk çoğaldıklarından dikkatli olunmalıdır.&lt;br /&gt;Kafeste bit olup olmadığını anlamak için kafes geceleri dinlenir. Kuşlar huzursuz ve kıpırtılı iseler bir bit hücumu karşısındalar demektir. Tehlikelidirler, özellikle yazın ortaya çıkan bu hayvanlar, akşamları kuşa rahat vermezler. Kuşun kanını emerek onun zayıf düşmesine ve hastalanmasına neden olurlar. Tünek başlıklarındaki delikler bitlerin saklanacakları yerlerin başında geldiklerinden, buraların incelenmesiyle de varlıkları anlaşılabilir. Bitkilerdeki bitler farklı olup, kuşlar için zararlı değildir. Bitin varlığını anlamak için kafesin köşelerine, saklı bulunan alt kısımlara, dar bölgelere ve tünek kamışlarının uç kısımlarına bakılmalıdır. Bitin kendisini görebileceğimiz gibi bıraktığı beyaz dışkılarını da noktalar halinde görebiliriz. Ayrıca yuva var ise elimizi yuvaya soktuğumuzda kıpırtılarını ve kaynaşmalarını hissedebiliriz. Daha da bilemiyorsak kafesin bir köşesine küçük bir pamuk parçası yada beyaz mendil koyarsak bir kaç gün sonra burada yuvalandıklarını görebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavi : Bu bitlerden kurtulmak için eczane veya petshop lardan temin edilecek bit spreyi kullanılmalıdır. Bu tedaviye 2 - 3 gün ara ile bir kaç kez tekrarlanmalıdır. Bit spreyi kuşun tüm vücuduna, özellikle kanat altına ve boyun bölgesine sıkılmalıdır. Kuşun yüz, gaga ve göz kısmına sıkılmamasına dikkat edilmelidir. Pire tozu da bu derdinizi çözümleyecektir. Ayrıca "Jakotin" adlı ilaç ve opigal 5 tozu,rin tozu, Ektogal, lizol, karbonil, kreolin, madeni esanslar, kafur türü maddelerde kullanılabilir. Bu tozlar tünek başlıklarındaki deliklere, kafesin kenar kıyı köşelerine serpilerek, kanaryaların kanat altlarına dökülerek çok olumlu sonuçlar alınabilir. Bitlerin kökü kazınabilir. Özellikle kuluçka devrelerinde yuvalıkların büyük bit yuvaları olacağını; bunların yavruların kanlarını emerek ölümlerine sebep olacağını hatırlatırız. Yuvaların ilaçlanmasında yavruların tozdan zarar görmemesi için dikkatli davranılmasını tavsiye ederiz. Daha iyisi, bit bulundurabileceği düşünülen eski yuvalığın alınarak yerine yenisinin konulmasıdır. Kafesin içinin temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi de önemlidir.Özellikle kafesin köşelerine, saklı bulunan alt kısımlara, dar bölgelere ve tünek kamışlarının uç kısımlarına yuvalanırlar. Bu nedenle, ya kafes ve aksesuarları sıcak su ile iyice yıkanmalı yada bahsedilen spreyden kafesin özellikle bu kısımlarına sıkılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KUVVETLİ BAKIM HASTALIĞI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirtileri: Bu hastalığın belirtisi ayaklarda , tırnaklara yakın kısımların şişmesi ve ayak derilerinde mantar türü görünümler yada döküntülerdir. Bu şişlikler yada belirtiler kuşun vücudunun diğer kısımlarında da gözlenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sebepleri: Kuşları seven her insan kuşunun bakımını elbette elinden geldiğince iyi yapmak ister. Ancak her türlü yiyecekleri temin etmek ve onu vitaminlerle kuvvetlendirmek her zaman kuşunuzun sağlıklı olması anlamına gelmez. Eğer birde normal yiyeceklerin yanında uzun süreli bal gibi kuvvetli besinler verir üstüne üstelik birde yine uzun süreli vitamin takviyesi yaparsak kuşumuz sağlıklı olmaz, aksine bu tür kuvvetli gıdalar sonucu ölüme kadar uzanan bir hastalığa yakalanır. Bu hastalığın adı halk dilinde zengin hastalığı dır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tedavi : Tedavisi için ise öncelikle verilen kuvvetli besinler bir süre kesilmeli ve normal yemlerinin yanı sıra bol bol yeşillik verilmelidir. Ayakların tedavisi için bir hafta boyunca iyileşme gözlenene kadar ayaklar alkole temizlenerek herhangi bir iyileştirici pomat (Terramcyn, Bactom, Lamisil, Exoderil vs. ) sürülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÜNEŞ ÇARPMASI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirtileri: Güneş altında duran kafeslerde bir de bakarsınız ki kanaryanız kafesin dibinde boylu boyunca yatıyor, hiçbir kıpırdama yok. Bu bir güneş şokudur. Hiçbir yerinin tutmadığı, felç halinin görüldüğü olaylar da vardır. Eğer önlem alınmaz ve uzun süre bu durumda bırakılırsa kanarya ölebilir de.&lt;br /&gt;Nedenleri: Kanaryaların direkt güneş ışığı alan yerlerde ve 24 santigrattan yukarı ısılarda bırakılmamaları gerektiğine değinilmişti. Fazla sıcaklık ve dik gelen güneş ışınları kanaryayı fazlasıyla rahatsız eder; aşırı hallerde hastalanmasına neden olur.&lt;br /&gt;Tedavisi: İlk iş olarak kanarya direkt güneş ışığı almayan ve ışın sıcak olmayan bir yere alınmalı. Başı, ayakları ispirtoyla ıslatılmalı ve masaj yapılmalıdır. Böylece serinlemesi ve kan dolaşımının normale dönmesi sağlanmış olur. Ağzının açılarak iki damla gliserin damlatılmasında da yarar vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;URLARIN TEDAVİSİ:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belirtileri: Kuşun çeşitli yerlerinde ( çoğunlukla kanat altı ve sırtta) küçük bir nohut tanesi kadar urların hayvanı rahatsız edecek şekilde büyümesi.&lt;br /&gt;Sebepleri: Tam olarak bilinmemekle beraber çoğunlukla kanaryalarda irsi ve cinse bağlı olan bu hastalıkta yiyeceklerin de etkili olduğu sanılmaktadır.&lt;br /&gt;Tedavi : Norwich ve Crest cinsi kanaryalarda sık görülen bu urların üzerine kulak çubuğu veya ucuna pamuk dolanmış kibrit çöpü ile sirke ruhu sürülmelidir. 1 hafta sonra urun üzeri kızardıktan sonra alınabilir veya kendiliğinden düşecektir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-5769650537553452481?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/5769650537553452481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/5769650537553452481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/08/muhabbet-kusu-saglik.html' title='MUHABBET KUŞU SAĞLIK'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CciIP5xdI/AAAAAAAABeU/o6ddUe1MOKk/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-992559762794944263</id><published>2010-08-04T15:13:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T15:23:55.170-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kus-irklari'/><title type='text'>ŞEKİL KANARYALARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CcR3uFToI/AAAAAAAABeM/c5Fu9wNo13w/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 348px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CcR3uFToI/AAAAAAAABeM/c5Fu9wNo13w/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467541778456727170" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şekil Kanaryaları Frilled (Kıvırcık), Posture (Biçim), Form ve Tepeli olarak dört ana grupta toplanırlar. Bu gruplarda aşağıda resimleri ilede görebileceğiniz gibi alt gruplara ayrılırlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Firilled (Kıvırcık) Kanarya &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Parisian Frilled Canary (Paris Kıvırcık Kanaryası) &lt;br /&gt;     Color Frill &lt;br /&gt;     Badouaner &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Northern Dutch Frill (Kuzey Holandez) &lt;br /&gt;- Southern Dutch Frill (Güney Hollandez) &lt;br /&gt;- Swis Frill (İsviçre Kıvırcık Kanaryası)&lt;br /&gt;- Gibber İtalicus (İtalyan Kıvırcık Kanaryası)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Posture Canaries (Biçim Kanaryaları) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Belgian Bult (Belçika Kanburu) Cinsleri &lt;br /&gt;    Scotch Fancy&lt;br /&gt;    Muncher&lt;br /&gt;    Japanese Hoso Kanaryası &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Form Kanaryaları Cinsleri &lt;br /&gt;- Border Fancy&lt;br /&gt;- Raza &lt;br /&gt;- Norwich &lt;br /&gt;- Yorkshire&lt;br /&gt;- Continental Tipi &lt;br /&gt;- İngiliz Tipi&lt;br /&gt;- Bernese Kanrayası &lt;br /&gt;- Fife Fancy &lt;br /&gt;- Lizard Kanaryası &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tepeli Kanaryaların Cinsleri &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Gloster Kanarya &lt;br /&gt;     Corona (Tepeli) &lt;br /&gt;     Consort (Düz) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- German (Alman) Kanarya &lt;br /&gt;     Crested (Tepeli) &lt;br /&gt;     Non Crested(Tepesiz) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Crested Canary (Tepeli Kanarya) &lt;br /&gt;     Crested (Tepeli) &lt;br /&gt;     Crest-Bred (Bozuk Tepe)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Lancashire Kanarya &lt;br /&gt;     Crested (Tepeli) &lt;br /&gt;     Non Crested (Tepesiz)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-992559762794944263?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/992559762794944263'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/992559762794944263'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/sekil-kanaryalari.html' title='ŞEKİL KANARYALARI'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CcR3uFToI/AAAAAAAABeM/c5Fu9wNo13w/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-5981599093850110526</id><published>2010-08-04T15:03:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T15:24:32.689-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kus-irklari'/><title type='text'>ÖTÜŞ KANARYALARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CaJ9h_iVI/AAAAAAAABdk/SRUh_1zi_zA/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CaJ9h_iVI/AAAAAAAABdk/SRUh_1zi_zA/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467539443554421074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ROLLER: Almanya'nın ''HARZ'' yöresinde Harz dağları eteklerinde elde edilip geliştirilen kendine has nağmeleri çok güzel bir ahenkle şakıma ustalarıdır. Nefes alırken ve verirken ötüşüne devam eder. Çeşitli renklerde yetiştirilen ve nağmeleri özel deyimler ile sınıflandırılan roller makamlarını peş peşe sıralar. Bu değişik makamlar rule ve mırıldanma ile başlar sus sesi, çınlamalar. fülüt vs. ile devam eder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MALİNUA: Belçika'nın ''MALİN'' kentinde elde edilen bu ötüş kanaryası üstün ötüş stili ve makamları ile rollerden farklılıklar gösterir. Bu iki kanarya türünün uluslararası ötümlü müsabakaların özel puanlama sistemi vardır. kanaryalar aldıkları puanların sertifikaları ile değer kazanır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BÜLBÜL ÖTÜŞLÜ Bu kanaryalar özellikle yurdumuzda yetiştirilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-5981599093850110526?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/5981599093850110526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/5981599093850110526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/otus-kanaryalari.html' title='ÖTÜŞ KANARYALARI'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CaJ9h_iVI/AAAAAAAABdk/SRUh_1zi_zA/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-2512323348681510296</id><published>2010-08-04T15:01:00.000-07:00</published><updated>2010-08-04T15:01:00.456-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Balik-irklari'/><title type='text'>Koi Japon</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CZWz2NOII/AAAAAAAABdc/q5DjoRQtJQM/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CZWz2NOII/AAAAAAAABdc/q5DjoRQtJQM/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467538564781521026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-2512323348681510296?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/2512323348681510296'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/2512323348681510296'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/08/koi-japon.html' title='Koi Japon'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CZWz2NOII/AAAAAAAABdc/q5DjoRQtJQM/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-1850328393036408351</id><published>2010-08-04T14:56:00.000-07:00</published><updated>2010-08-04T14:56:00.203-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Balik-irklari'/><title type='text'>Ranchu Japon</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CYz8WoKEI/AAAAAAAABdE/rPqp0Ni3Nmc/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CYz8WoKEI/AAAAAAAABdE/rPqp0Ni3Nmc/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467537965769566274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-1850328393036408351?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/1850328393036408351'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/1850328393036408351'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/08/ranchu-japon.html' title='Ranchu Japon'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CYz8WoKEI/AAAAAAAABdE/rPqp0Ni3Nmc/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-7901957692146465281</id><published>2010-08-04T14:53:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T15:02:55.204-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Balik-irklari'/><title type='text'>Tepegöz Japon</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CXh50DfZI/AAAAAAAABcs/mo6sMMZ0QWI/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 291px; height: 191px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CXh50DfZI/AAAAAAAABcs/mo6sMMZ0QWI/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467536556338412946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Boy:11 cm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köken:Çin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsel Özellikler:Çiftleşme dönemlerinde erkeklerin solungaçlarında benekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beslenme:Kolay.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yem:Her türlü yem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üretme:Kolay.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üretme Yöntemi:Yumurta yayarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su:Her tür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pH:6-8&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Isı:8-22˚ C&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tank Tipi:Toplu besiye uygun,barışçıl.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzme Seviyesi:Her seviyede.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özel Gereksinim:Temiz su şartları&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-7901957692146465281?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/7901957692146465281'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/7901957692146465281'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/tepegoz-japon.html' title='Tepegöz Japon'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CXh50DfZI/AAAAAAAABcs/mo6sMMZ0QWI/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-7624267858423522784</id><published>2010-08-03T14:00:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T01:19:50.027-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Balik-irklari'/><title type='text'>Labidochromis caeruleus (Sarı Prenses)</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S96sU6Y_v0I/AAAAAAAABNY/FWl3S0K7T_o/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 292px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5466996472945819458" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S96sU6Y_v0I/AAAAAAAABNY/FWl3S0K7T_o/s400/hayvan.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Latince Adı: Labidochromis caerulus&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Habitatı ve Anavatanı: Malawi Gölü'nün bol kayalık kesimleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beslenme Biçimi: Hem etçil hem otçul&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Davranış Biçimi: Barışçıl&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi Türlerine Davranışı: Orta derecede agresif.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzme Seviyesi: Dip-orta seviye&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsiyet Ayrımı: Genelde erkeklerin dorsal, pelvic ve anal yüzgeçlerinde geniş siyah bir hattın olması erkek balığı nitelesede kesin ayrım için anüs ve ventral açıklığa bakılır. Anüs ve ventral açıklık aynı boyda ise erkektir. Eğer ventral açıklık anüsten daha büyük ise de dişidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üreme: Dişiler yaklaşık 20 gün ağızda kuluçka yaparlar. Erkek dişi oranının 1/5 olması önerilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcaklık: 25 - 26 °C&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En Fazla Büyüdüğü Boy: 13cm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En Az Akvaryum Hacmi: 120 lt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su Sertliği: Sert&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;pH: 7.7- 8.5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zorluk Seviyesi: 3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel Yorum: En tutulan balıklardan biridir. Renkli, hareketli üremesi kolay, kötü şartlara tol eresi yüksek bir balıktır. Akvaryumda dekor olarak kayalarla mağaralar yapılmalıdır. Erkeklerin ağzı kur yaparken siyah, mor arası bir renk alır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgili Makaleler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgilerin Açıklaması&lt;br /&gt;Davranış Biçimi: Balıkların karma tanklardaki davranış biçimidir. Üreme döneminde hemen her canlının daha saldırganlaştığını göz önünde bulundurmak gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzme Seviyesi: Balığın doğal şartlarda nerede yüzdüğü ile ilgili bilgidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En Fazla Büyüdüğü Boy: Balığın geldiği en büyük boydur. Genellikle bu boya gelmesi zorken, bazı bireylerin bu boyu geçtiği de görülebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En Az Akvaryum Hacmi: Balığın karma tankta rahat yaşayabilmesi için gerekli minimum hacimdir. Üretim tankları gibi 2 balığın bulunduğu durumlarda daha küçük tanklar kullanılabilir. Sırasıyla; balığın ortalama boyuna, hareketliliğine ve narinliğine bakılarak değerlendirilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zorluk Seviyesi: 1 en kolay, yeni başlayanlar için uygundan. 5 en zor, sadece uzman akvarisltere uzanan balığın akvaryum şartlarında beslenmesini zorluğu ile ilgili bilgi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-7624267858423522784?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/7624267858423522784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/7624267858423522784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/labidochromis-caeruleus-sar-prenses.html' title='Labidochromis caeruleus (Sarı Prenses)'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S96sU6Y_v0I/AAAAAAAABNY/FWl3S0K7T_o/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-7193979856519917366</id><published>2010-07-04T15:07:00.000-07:00</published><updated>2010-07-04T15:07:00.129-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kus-irklari'/><title type='text'>RENK KANARYALARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CatY1JF5I/AAAAAAAABd0/pDeFVQT7xZU/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 196px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CatY1JF5I/AAAAAAAABd0/pDeFVQT7xZU/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467540052177917842" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Renk Kanaryaları (Color Canary) sahip oldukları renklere göre isimlendirilirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lipochrome seri Açık Sarı, Koyu Sarı, Kula, Dominant Beyaz, Recessive Beyaz. Dimorpic. İvory. Pastel, Kırmızı Oranj, Apricot (Kayısı)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil seri Hafif Yeşil, Altuni Yeşil, Kula Yeşil, Oranj Bronz Yeşil, Kızıl Bronz, Mavi, Açık Mavi, Gri Mavi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahverengi seri Altuni Kahve, Gümüş Kahve, Kızıl Kahve, Kızıl Oranj Kahve; Oranj Kahve &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alacalı seri Altuni Alaca, Gümüş Alaca, Kırmızı Alaca, Oranj Kızıl Alaca, Oranj Alaca &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsabel seri Altuni İsabel, Gümüş İsabel, Kırmızı İsabel, Oranj Kızıl İsabel, Oranj. İsabel. Pek çok uzun süren araştırma, çapraz eşleme ile geliştirilerek elde edilen bu renk serileri günümüz kanaryacılığının en yeni örneklerini teşkil etmektedirler. Yarışmalarda net ve kusursuz güzellikte tam bir seri (Color Canary) büyük jüriden en yüksek puanı toplar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanaryalar renk açısından bazı ayrıcalıklar göstermekle birlikte çok geniş bir renk kuşağına da sahip değildirler bununla birlikte genlerinde taşıdıkları renkleri: sarı,yeşil,siyah,gri,kırmızı olarak saymak mümkündür.Ayrıca kanaryalar,ait bulundukları serçe'giller ailesini değişik üyeleriyle de çiftleştirmek mümkün olabilmektedir. Bunlara ek olarak, bazı kimyasal yöntemlerle kanaryaların renkleri üzerinde çalışmalarda bulunulduğu da göz önüne alınacak olursa,önümüzde çok renkli bir kanaryalar dünyasının oluştuğu görülecektir. Seksenin üzerinde renk açısından farklılık gösteren kanarya türü elde edilmiş bulunmaktadır. Ancak satışa sunulan kanaryalar içinde her zaman bu kadar geniş bir çeşit bulmak olanağı yoktur. Nadir bulunan türleri ancak sergilerde izleyebilirsiniz. Satışa sunulan renkler içinde en çok görülenler: Sarı Renkli Kanaryalar,Sarı Yeşil Kanaryalar,Gri Yeşil Kanaryalar ve Alaca Renkli kanaryalardır. &lt;br /&gt;Bugün Avrupa şehirlerinde ve büyük satış merkezlerinde bulunma olanağı olan kanarya renklerini özetle şöyle sıralayabiliriz:&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acı Sarı Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alacalı Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altın Rengi Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz Kuyruklu Gri Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişik Renkli Kula Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fulya Rengi Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gri Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırmızı Renkli Kanaryalar(Koyu portakal renkli) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koyu Yeşil Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuyruğu Beyaz Mavi Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuyruğu Beyaz Sarı Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuyruğu Beyaz Yeşil Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Limon Sarısı Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mavi Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Portakal Renkli Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarı Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyah Kanaryalar(Nefti Yeşil) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tunç Renkli Kanaryalar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil Kanaryalar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-7193979856519917366?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/7193979856519917366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/7193979856519917366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/07/renk-kanaryalari.html' title='RENK KANARYALARI'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CatY1JF5I/AAAAAAAABd0/pDeFVQT7xZU/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-7532027051485004939</id><published>2010-05-04T15:05:00.000-07:00</published><updated>2010-05-04T15:07:09.026-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kus-irklari'/><title type='text'>Kanarya</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CabyrgexI/AAAAAAAABds/krfuX3Av0-w/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CabyrgexI/AAAAAAAABds/krfuX3Av0-w/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467539749879184146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;KANARYANIN TARİHCESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15. yy'dan daha geç bir döneme rastlayan yıllarda; Kanaryaların anavatanı Atlas Okyanusunda bulunan Canary ismi ile anılan adalar topluluğu olarak bilinse de ilk keşfedildikleri yer yine bu adalara yakın olan Köpek Adası diye anılan bir adadır. Daha sonra Canary adalarına getirilmişlerdir. İspanyol denizcilerin Kanarya Adalarında keşfettikleri sar-yeşil karışık renkteki serçegiller familyasından olan küçük ötücü kuşlar günümüzde de halen evlerde bir neşe kaynağı olarak beslenen kanaryalardır. Bu adada keşfedilen vahşi kanaryalar günümüzde Serini us Canaria olarak bilinen kanarya türüdür. Bu adalar 1402 yılında Jean De Bethancourt adlı denizci tarafından ele geçirilmiş ve bu adalardan getirdiği kuşları kral Charles VI armağan etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Daha sonraları yani yaklaşık 100 yıl sonra İsviçreli doğacı Conzad Gesner kitabında kanaryaların İngiltere'de tanınmış olduğunu ama çok pahalı oldukları için sadece zenginlerin evlerinde olduklarını yazar. 17. yüzyıldan itibaren İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda ve İtalya'da profesyonel anlamda yetiştiriciliğe başlanılmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Harz'da, Bavyera'da, Saksonya'da yetiştirme çiftlikleri açılmıştır. Bu çiftliklerde yeni ırklar yetiştirilmiş ve kanarya sevenlerin beğenisine sunulmuştur. Almanya'da 1600 tarihinde Nünberg'ten ötücü kuşlar ihraç edilmiştir. Bu ihracatla 1700 yıllarına doğru da kanaryaların ötüşüne önem verilmeye başlanmıştır. Kafeslerde beslediğimiz kanaryalar yabani kanaryalara benzemezler. Yabaniler daha küçük ve ince yapılıdırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Kafes kanaryaları besinler ve yetiştiriciler sayesinde irileşmiş ve sarı, beyaz renkler almışlardır. 17.yy. İtalyan cins üreticileri tarafından değişik cinslerde üretimi başarılan kanaryalar, İtalya'dan İsviçre, Almanya ve Hollanda başta olmak üzere Avrupa'nın çeşitli bölgelerine ihraç edilerek yayılmış ve tanınmıştır. &lt;br /&gt;Ülkemizde ötücü kuşlar arasında en popüler yeri tutan Kanaryaların bakımı ve beslenmesi diğer kuşlara oranla çok daha kapsamlı ve özeldir. Üreticilerin kendilerine özgü yemleme ve bakım yöntemleri çok çeşitlilik taşır. Aşağıdaki bölümlerde de görebileceğiniz gibi kanaryaların bakımı ve beslenmesi ilgili geniş bilgilere ulaşabileceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanarya alırken dikkat edilen en büyük unsur; dişi kuşun parmaklarında problem olmaması, derinin pembe renkli olması, erkekte ötücü olmasıdır. Dişilerde göz ve gagalarının etrafı mat ve soluktur; bu özellik erkeklerden ayırt edilmesini kolaylaştırır. Karakter ve huy bakımından birbirlerinden ayırt edilmesi zor olan kanaryaların erkekleri dişilere göre çok daha iyi öter, bu özellikte dişi ile erkeğini ayırt edebilmek için dikkat edilebilecek bir unsurdur. Ayak tırnaklarda kabuklaşma, deride morluk ve hareketsizlik Kanarya kuşlarında istenmeyen özelliklerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Kafeslerin geniş tutulması, gelişip-güçlenmelerini sağlar. Ömürleri iyi bakıldıklarında ve beslendiklerinde yaklaşık 10–14 yıl arasında değişebilir. Kanaryalar çift olarak yaşamayı tercih eder. Çoğalmalarını istemiyorsanız iki aynı cinsi aynı kafeste özellikle iki erkek kanaryayı besleyebilirsiniz. Kanaryalar yapı itibarı ile uyumludurlar. Bu özelliklerinden dolayı aynı kafes de birkaç kanaryayı bir arada da beslemenizde sakınca yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KANARYA ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİSİNİZ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanaryayı sonbahar ve kış ayları olan Kasım, Aralık, Ocak, Şubat aylarında almak daha isabetli olacaktır çünkü bu aylarda kuş tüy dökümünden çıkmış, normal ötüşüne başlamış, sağlığına kavuşmuştur. Diğer aylar tüy dökümü ve kuşların kızgın olduğu çiftleşme mevsimidir. Bu dönemlerde kuş hakkında yanlış izlenimler edinebilirsiniz. Doğum tarihi ve aile soy kütüğünün öğrenmeniz iyi olacaktır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanarya alırken evimizde kanarya beslemeye karar verdiğimiz zaman ilk sorunumuz sağlıklı ve istediğimiz cinste kanaryayı nasıl alacağız konusu olacaktır. Herhangi bir kuş alır gibi sokaktan veya bilinmeyen bir yerden rasgele bir kanarya almak çok yanlıştır. Kanaryanızı; bilgili, itimat edilir garantili satış yerinden temini için, Petworld'un size en yakın olan mağazalarından birine gelerek, deneyimli satış ekibimize danışarak satın almanız en doğru harekettir. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanarya Alırken Dikkat Edilecekler;&lt;br /&gt;Alacağımız kuşta aşağıdaki temel özellikler bulunmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·    Sağlıklı olmalı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·    Güzel görünümlü ve renkli &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·    Güzel ötüşlü olmalı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;·    Üretime elverişli olması &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkatli birisi için sağlıklı kanaryayı ayırt edebilmek zor bir şey değildir. Sağlıklı kanarya çevresinde olup bitenlere karşı duyarlıdır, kafesinde sürekli hareketlidir, ötücüdür ve yeme isteklidir. Kuşu elimize alıp ta karın tüylerini üflediğimiz zaman karın derisinin rengi sarımtırak olmalıdır, göğüs, kanat altları, diğer kısımlarının derisi aynı renkte olmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanarya hastaysa kafeste hareketsizdir, kafesin bir köşesinde tüylerini kabartarak öylece uyuklar, hareketlerimize karşı duyarsızdır, ötüşe isteksizdir, karnının derisi incelendiğinde renginin koyu kırmızı, mor, vişne renginde ve şişkin olduğu görülür. Bu hallerdeki kanaryayı almaktan kesinlikle kaçınmalıyız.&lt;br /&gt;Kanaryanın yaşını anlamak için ayaklarına bakmamız gerekir. Genç kanaryaların ayakları ince yapılıdır, pürüzsüz, kabuksuz ve parlaktır, arka parmakları kısadır.&lt;br /&gt;Kanarya yaşlandıkça ayakları kalınlaşır, arka parmakları uzar, kaba bir görünüm alır, pullanır ve parlaklığını yitirir. &lt;br /&gt;Kanaryanızın iyi bir ötücü kuş olmasını ve şarkı söyler gibi şakımasını isterseniz ilk önce yapmanız gereken iyi öten cins kanaryayı erken yaşta alıp eğitirseniz başarılı olursunuz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KANARYALARIN BESLENMESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanaryaların Beslenmesi: Kanaryalar 24 saat bir şey yemezlerse hayatlarını kaybedebilirler. Kanaryaların beslenmesinde kullanacağınız besin maddeleri yemler, sebzeler, yeşillikler (salata yaprağı, marul, pişmiş patates, brokoli), meyveler (elma, kavun, kiwi, muz, mandalina vs), mamalar, kum ve mineraller, vitaminlerdir. Besin maddelerinin kullanımı mevsime, üreme ve tüy dökümü dönemlerine, hastalıklara, yetiştirme tipine ve kanaryaların renklerine göre değişiklik gösterir. &lt;br /&gt;Yemler: Kanarya yemi, kenevir, yulaf, şalgam, şalgam, keten, turp, darı, haşhaş vs.&lt;br /&gt;Bu tohumlar ayrı ayrı kullanıldığı gibi, özel olarak hazırlanmış yemlerin içinde bir karışım halinde de bulunur ancak bu karışımı siz kendinizde yapabilirsiniz. Yemlerin kullanılmasında dikkat edilecek bir kaç nokta var; aldığınız açık yemlerin çoğunluğu tozludur ve tozlu yemler kanaryalar da bağırsak sorunları yaratabilir, bu nedenle yemleri bir elekle elekten geçirmeliyiz.&lt;br /&gt;Mantarlar yemlerde üreyerek toksin oluştururlar, hazır yemler bu bakımdan daha güvenilirdir.&lt;br /&gt;Yemlerde kurtlanma da kuşlarda bağırsak sorunlarına yol açar dikkat etmek gerekir.&lt;br /&gt;Su; içme ve yıkanma sularını her gün taze ve temiz olarak değiştirmelisiniz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KANARYALARIN ÜREMESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanarya Üretiminde Dikkat Edilecek Konular Nelerdir?&lt;br /&gt;1-Üretim dönemi Mart ve Nisan ayları arasındadır. &lt;br /&gt;2- Başlangıçta pahalı ırktan bir kanarya seçmeyin. &lt;br /&gt;3- Tünekte uyuklayan, tüyleri kabarık, anüs çevresine dışkı bulaşmış kanaryaları çiftleştirmeyin. &lt;br /&gt;4- Dişi ve erkek aynı boyda, benzer renklerde olsun. &lt;br /&gt;5- Dişi kanarya genç olmalı. Uzun ve kıvrık tırnaklar, pullu ayaklar, dişinin yaşlı olduğuna işaret eder. &lt;br /&gt;6- Çiftleştirdiğiniz kanaryalar tüy dökümünde ise bu dönem sonuna kadar, onları aynı kafeste tutmayın. Tüy dökümünden yeni çıkmış dişileri almayın. &lt;br /&gt;7- Erkek kanaryalar, dişilerden daha önce çiftleşmeye hazır hale gelirler. Sürekli öterek dişinin dikkatini çekmeye çalışırlar. Eğer dişi bu ötüşlere karşılık veriyorsa, çiftleşmeye hazır demektir. &lt;br /&gt;8- Yuva yapmasını bilmeyen dişiler, hiç beklemediğiniz anda yumurtayı kafesin tabanına bırakabilirler. &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Dişi Ve Erkek Kanaryanın Eşe Geldiğini, Eşleşmek İstediğini Nasıl Anlarsınız? &lt;br /&gt;Dişi kanaryanın yavruluğa kâğıt ve ip parçaları taşıması kızdığına yani eşleşmek istediğinin belirtisidir. Eğer erkek de eşleşmeye hazırsa bunu ötmesinden ve dişi kuşa yaklaşmasından anlayabiliriz ve eşleşme gerçekleşir. Eğer erkek ötmüyorsa öten bir erkekle değiştirilmesi yavru alınmasını sağlar.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanaryanız Dişi Mi Yoksa Erkek Mi Nasıl Anlarsınız? &lt;br /&gt;Kanaryanın cinsini anlamak için yine karın tüylerini üflememiz gerekir. Erkek kanaryanın uzvu daha sivrice ve aşağıya doğru sarkıktır. Çiftleşme zamanında daha da sivrilir ve aşağıya sarkar. Dişi kanaryanın uzvu ise yuvarlakça ve vücudu istikametinde düz devam eder, çiftleşme zamanında şişme görülür. Eğer alacağınız kuş 10 aylıktan küçük ise cinsini anlamanız oldukça zorlaşacaktır. Anlamanız için kuşun hareketlerini takip etmeniz gerekmektedir. Kanarya üretiminde ilk yapmanız gereken şey, üretimi ırk, ötüm yoksa renk kanaryası üzerine mi yapacaksınız ona karar vermelisiniz. Bu kuşların kaliteleri, cinsleri ve renk uyumları açısından önemlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşleştirme Dönemi Öncesi Damızlıklar Ne Zaman Seçilmelidir? &lt;br /&gt;Damızlıklar, sonbahar ve kışa doğru seçilmelidir. Yer müsait ise, dişiler ve erkeklerin her biri ayrı ayrı odalarda bulunmalıdır. Birbirlerini sürekli işiten kuşlar zamanından evvel kızgınlığa girebilir. Kanaryalar genellikle yuva yapmaya Nisan ayında başlarlar, bölgelere göre değişen bu durum ısıtılarak kontrol edilebilir. Üreticilere göre en iyi yem ölmüş şalgam tohumu ve nijerdir, kenevir tohumu ile karıştırılarak verilmesi önerilir. Kuluçkalardaki yavruların hasar görmemesi için yavruya bırakılacak annenin tırnakları muhakkak kesilmelidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşleşme Olduğunda Hangi Tür Yiyecekler Vermeliyiz?&lt;br /&gt;Eşleşme olduktan sonra veya eşleşmeye hazırlık olarak kafese marul türü yeşillik ve top yumurtanın dörtte bölünmüş bir dilimi kabuğuyla birlikte normal yeme ilave olarak verilmesi gerekir. Yumurtanın kabuğu ile verilmesinin nedeni dişinin kendi yumurtalarının kabuğu için ihtiyacı olan kireci almasını sağlamaktır.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişiye Yuva Yapmasında Yardımcı Olmak İçin Kafes İçine Neler Koymalıyız?&lt;br /&gt;Dişiye yuva yapmasında yardımcı olmak için kafese içine keçe ile kaplanmış yuvalık ve lif özellikle kendir lifi, keçi kılı vs. takılmalıdır. Bunları Mağazalarımızda bulabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişi Eşleştikten Kaç Gün Sonra Yumurtlar?&lt;br /&gt;Dişi erkekle çiftleştikten sonra 5–6 gün sonra yumurtlar. Yukarıda bahsettiğim üzere erkek de eşleşmeye hazırsa yumurtalar döllenmiştir. Ama erkek isteksizse dişi kızgınlık yumurtası dediğimiz içi boş yumurta (cılk) yumurtlayabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişi Kaç Yumurta Yumurtlar Ve Yavru Kaç Gün Sonra Yumurtadan Çıkar?&lt;br /&gt;Bu yumurtaların sayısı 3 ile 7 arasında değişir. Yumurtlamadan sonra eğer yumurta döllenmiş ise 13–14 gün sonra da yavru çıkar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanaryanız Ne Zaman Tekrar Çiftleşebilir? &lt;br /&gt;Dişi 10 gün kadar dinlenmelidir, bu zaman içinde onu tekrar çiftleşmek için hazırlamak çok önemlidir. Günde 1 kez banyo aldırılmalı ve özenle beslenmelidir, dişi bir yandan yavrularını beslerken bir yandan da yuvasını yapıp bitirecektir. Dişi tünekten tüneğe uçup kanatlarını kaldırarak hafif bir ses çıkarır ve erkeğini davet eder. İkinci kuluçka zamanında erkek kuş ilk yumurtadan 48 saat evvel çiftleşmesi yeterlidir. Yuvaya nikotin kokan ellerle dokunulmaması son derece önemlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişi Yavruları Beslemezse Nasıl Beslemeliyiz?&lt;br /&gt;Dişi normalde yavruları besler, eğer beslemezse top yumurta sarısından yapılan mama kibrit çöpü gibi bir çöp yardımıyla yavruya verilmelidir. Ancak yavruyu beslemediğini düşünerek kanaryanın doğal yaşamına karışmak da gereksizdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavrular Kaç Gün Sonra Kendi Yer Ve Hangi Yiyecekleri Vermeliyiz?&lt;br /&gt;Yavrular yumurtadan çıkınca 1–2 gün gözleri açılmaz, annesi 8–10 gün yuvadan hiç ayrılmaz. 30 gün kadar sonra anne, yavrularını kendi hallerine bırakır. Yavrular 35 gün sonra da kendi yemeye başlarlar. Yavrular çıkmaya başladıktan sonrada kafese marul, elma, ekmek ve 1/4 yumurta ( yine kabuklu olarak) normal yiyeceklere ilave olarak verilmelidir. Bu dönemde çabuk bozulan yumurtanın sarısı yerine yüksek kaliteli hazır mamaların kullanımı çok daha besleyici ve zararsız olacaktır. Kanarya yavruları yaklaşık 20 günlükken uçarlar, 30 günlük olan yavru mama kırmaya başlar, Mama yanında kendir, bisküvi ve yulaf verilmelidir. Yeşillik en az miktarda verilmeli, verirken yıkayıp kuruttuktan sonra vermek gerekir. Aydınlık çok faydalıdır ve genç yavruların sabah erken saatte yedirilmesi çok daha iyidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavrulara bilezik takılması ve cinsiyet ayrımı ne zaman olur?&lt;br /&gt;Kanaryaların bilezikleri üstünde şu bilgiler vardır; -bileziğin hangi dernek tarafından verildiği, -yetiştiriciyi simgeleyen sayılar, kanaryanın doğum tarihi, -yetiştiricinin kanarya için tespit ettiği numaradır. Bu şekilde kanaryanın soyunu takip etmek mümkün olabilir. Bilezikler yavrular 7 günlük olduklarında takılır, bu işlem oldukça dikkatli yapılmalıdır, kapalı metal bilezikler kullanılır, kullanılmalıdır. Ama açık plastik bileziklerde vardır. Cinslerin ayrılma işlemine gelince en ideali erkek öter dişi ötmez ama bu ayrım için kanaryanın biraz büyümesi gerekir, ayrıca yavrularda erkekte dişide ders yapabilmektedir. Buda cinsiyet hormonlarının henüz tam salgılanmamasından kaynaklanıyor. Bir başka ayırım renk, erkeklerin renkleri dişilerden her zaman bir ton daha parlak daha alımlı buda açık renkli kuşlarda bazen yanılgıyla sonuçlanabilir.&lt;br /&gt;Birde göz alışkanlığı var; kuşların duruş biçimleri, davranışları, gözlerinin biçimine ve kloakasının biçimine bakarak anlaşılabiliyor, ergenliğe ulaştıktan sonra, üreme döneminde dişi ile erkek kloakasından ve ötüşünden rahatlıkla ayrılabilir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KANARYALARIN BAKIMI &lt;br /&gt;Doğal ortamlar yaratılmış olan kafeslerde yaşamaları iyi olur. Kafeslerin içine özel çim ve ağaç dalları konursa kendilerini doğal ortamda yaşıyor gibi düşünebilirler. İdeal olan kafes boyutları 100x50x80 cm. Büyük boy kafeslerde kanaryalar çok daha mutlu yaşarlar. Kafesi ev içinde koyacağınız yeri iyi seçmelisiniz. Kafesin yerini sık sık değiştirmemelisiniz. Kafesi camın önüne direk güneş ışığını gören yerlere, soğuk hava akımının olduğu yerlere koymamaya özen göstermelisiniz. Kafes içinde üç kaba ihtiyaç vardır. Bir yem kabı, bir meyve ve sebze kabı birde su kabı. Kanaryalar 10oC sıcaklık altında yaşayamazlar. Ayrıca kafes içine mağazalarımızda da rahatlıkla bulabileceğiniz kalsiyum barları koymalısınız. Kafesin ve kapların temizliği için aşağıda da görebileceğiniz gibi işlemler yapmanız, kanaryanızın sağlığı bakımından önemlidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlük olarak; yiyecek ve su kaplarının ılık su ile yıkanmalı ve kurulanmalıdır. Boşalan kapları yarısına kadar doldurmanız gereklidir. Kafesin içindeki yerde duran kâğıdın her gün değiştirilmesi gereklidir. Yiyecek ve su kaplarının sağlamlığı kontrol edilmelidir. Kilidin kafesi her gün kontrol edilmelidir. Yenmemiş yemek artıkları kafesten alınmalıdır. Su kabına her gün temiz ve taze su konmalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftalık olarak; Kafes telleri ve kafes içindeki aksesuarlar ılık su ile yıkanmalı ve kurulanmalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aylık olarak; Tüm kafes ve kafes içi aksesuarlar özel kimyasallarla dezenfekte edilmelidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 ayda bir; kafes telleri ve aralıkları kontrol edilmelidir, kilit klipsleri kontrol edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlkbahar ve yaz aylarında eğer eviniz müsaitse temiz hava aldırmak için kafesi balkona koyabilirsiniz. Kışın ise sıcaklık 18-20oC yi geçmeyen sıcaklıklarda pencere açılarak belli bir süre kanaryanızın temiz hava ile temas etmesi sağlanır. &lt;br /&gt;Kanaryanızı evde beslediğiniz kedi ve köpek dostlarınızla yalnız bırakmamamınızı tavsiye ederiz. &lt;br /&gt;Kanaryalar günlük olarak banyo yapmak isterler ve bundan çok hoşlanırlar. Onların bu ihtiyaçlarını evde bulundurduğunuz temiz su ile dolu sprey ile giderebileceğiniz gibi, kanaryanızın boyutlarına uygun boy ve derinlikte bir çukur kabın içine maksimum 2cm kadar su koyunuz. Bu kabı kafesin kapısını açarak görebileceği düz bir yüzeye koyunuz. Bir zaman sonra bu kabın içine girerek banyo keyfini yapacaktır. Bu keyifli özellikle sabah saatlerinde yapması daha uygundur. Islanan tüyler akşamüstüne kadar kurur ve kanaryanızın gece üşümemesi sağlanmış olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;KANARYALARIN EV İÇİNDE UÇMA EKSERSİZLERİ YAPMALARI NASIL OLUR? &lt;br /&gt;Kanaryanız eve geldikten sonra kafesinde güvenli olduğunu hissedene kadar ve bu kafesin onun yiyecek ve içecek ihtiyacını karşılandığı yer olarak öğrenmesi beklenmeli ve bu sürede kanarya kafesinden çıkarılmamalı ve ev içinde serbest olarak uçmasına izin verilmemelidir. Kanaryanızın kafesine alıştığını gözlemledikten sonra onu kafes dışına çıkarıp uçma eksersizlerini yapmasına izin vermelisiniz. Belli bir süre uçmasına izin verdiğiniz güvenli alanda uçtuktan sonra açık kapılı kafesine geri dönmek isteyecektir. Uçmasına izin verdiğinizde onun için ev içinde tehlikeli olabilecek aşağıdaki hususlara dikkat etmelisiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tehlikelere örnekler vermek istersek; Kitaplıktaki kitapları duvara doğru itmelisiniz, pencere camına veya camdan duvarlara veya şeffaf camdan kapılara çarpmaması için perdeler çekilerek odada loş bir ışık düzeni sağlanmalıdır. Su dolu kapları veya vazoları da ortada bırakmamak gerekir, ayrıca içi alkol veya kimyasal maddelerle dolu kapların açık olarak ortada bırakılmaması gerekir. Yanar vaziyette mum veya ocak bırakılmamalıdır. Açık kapı ve pencereler kapatılmalıdır&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-7532027051485004939?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/7532027051485004939'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/7532027051485004939'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/kanarya.html' title='Kanarya'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CabyrgexI/AAAAAAAABds/krfuX3Av0-w/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-5628293409764232628</id><published>2010-05-04T15:01:00.001-07:00</published><updated>2010-05-04T15:01:36.049-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Balik-irklari'/><title type='text'>Comet Japon</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CZPMfiq6I/AAAAAAAABdU/VGGXm0Hk7cA/s1600/hayvan.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 273px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CZPMfiq6I/AAAAAAAABdU/VGGXm0Hk7cA/s400/hayvan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467538433958390690" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-5628293409764232628?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/5628293409764232628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/5628293409764232628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/comet-japon.html' title='Comet Japon'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CZPMfiq6I/AAAAAAAABdU/VGGXm0Hk7cA/s72-c/hayvan.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2320915115988151461.post-8462165601241909716</id><published>2010-05-04T15:00:00.001-07:00</published><updated>2010-05-04T15:00:58.615-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Balik-irklari'/><title type='text'>Shubunkin Japon</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CZFnU_okI/AAAAAAAABdM/YQCdbSDgeIQ/s1600/1204220108Shubunkinjapon.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 384px; height: 288px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CZFnU_okI/AAAAAAAABdM/YQCdbSDgeIQ/s400/1204220108Shubunkinjapon.gif" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5467538269363216962" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2320915115988151461-8462165601241909716?l=www.elitpetshop.net' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/8462165601241909716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2320915115988151461/posts/default/8462165601241909716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://www.elitpetshop.net/2010/05/shubunkin-japon.html' title='Shubunkin Japon'/><author><name>Yaşar AYDIN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00490311769963738619</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zcHo0Wy_dfc/S-CZFnU_okI/AAAAAAAABdM/YQCdbSDgeIQ/s72-c/1204220108Shubunkinjapon.gif' height='72' width='72'/></entry></feed>
